Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/599 K.2025/4398

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/599 📋 K. 2025/4398 📅 17.10.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/599 E.  ,  2025/4398 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/887 E., 2024/2350 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/419 E., 2023/980 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının annesi olan ... 'ın 07.01.2022 tarihinde vefat ettiğini, tarafların murisin mirasçısı olduğunu, muris ... ve mütevveffa eşi ... tarafından Almanya'da 07.02.2017 tarihli Offenbach Am Main Sulh Hukuk Mahkemesi Veraset Mahkemesine ait ortak miras belgesi düzenlendiğini ve tüm mal varlıklarının müvekkili ...'na bırakıldığını belirterek, ortak miras belgesinin tenfizi ve murise ait menkul, nakdi, gayrimenkul değerinin müvekkili adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanıma ve tenfize konu edilen belgenin incelenmesinde 07.02.2017 tarihli Offenbach Am Main Sulh Hukuk Mahkemesi Veraset Mahkemesine ait ortak miras belgesinin, mirasçılık belgesi (veraset ilâmı) niteliğinde olduğu, Türk hukukunda mirasçılık belgesinin aksi ispat edilinceye kadar mirasçıları gösterdiği, bunun doğru olmadığının herhangi bir davada ileri sürülebileceği gibi, iptali ve düzeltilmesinin de istenebileceği, yabancı bir mahkemeden alınmış mirasçılık belgesine Türk hukukunun tanıdığı ve kabul ettiği değerinden fazla bir gücün yükletilemeyeceği, mirasçılık belgesinin aksi her zaman ispat edilebileceğine göre de, tanınması yahut tenfizi yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris ... 'ın 07.01.2022 tarihinde ölümüyle geriye mirasçıları olarak davacı ve davalıların kaldığı, davacı vekili tarafından her ne kadar, tenfizi istenilen belgenin atanmış mirasçı belgesi olup vasiyetname hükmünde olduğu, mirasçılık belgesi olmadığı ileri sürülmüş ise de, 17... tarihli vasiyetnamenin okunduğuna ilişkin dosya arasında bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacı tarafın talebinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 598/2 hükmü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu hâlde de yerel mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Alman mahkemesine ait sunulan belgenin atanmış mirasçıyı gösterdiğini ve vasiyetname hükmünde olduğunu, eldeki dava ile yabancı mahkeme ilâmının tenfizine karar verilmesinin talep edildiğini
2. 17... tarihli ve ... yevmiye numaralı Alman Makamlarınca düzenlenen vasiyetnameden, ... Noterliği huzurunda düzenlen 25.05.1999 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetname ile dönüldüğü itirazında bulunulmuş ise da konularının farklı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme tarafından verilen veraset belgesinin tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.