Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/2650 K.2025/4410

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2650 📋 K. 2025/4410 📅 17.10.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/2650 E.  ,  2025/4410 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/252 E., 2024/1114 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1827, 2002, 1411, 2272, 4113, 11 00... parsel sayılı taşınmazlarda müvekkilleri ile davalının paydaş olduğunu, davalının müvekkillerinin tüm hisselerine müdahalede bulunduğunu, davalının uzun yıllar bu taşınmazları ekip biçtiğini, ortaklığın giderilmesi için Keşan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/906 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını ileri sürerek; müvekkillerinin toplam hisselerine karşılık olarak 2006 - 2010 yılları arası dönem için toplam 8.500,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak müvekkillerine verilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, “davanın kabulüne” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince; "Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mahkemece yapılan keşifler neticesinde alınan bilirkişi raporunda 1827 parsel sayılı taşınmazın uzun zamandır ekilmediği, 113 numaralı parselin 2-3 yıldır ekilmediği, 4 ve 2272 parsel sayılı taşınmazların da 5-6 yıldır ekilmediği bildirilmesine rağmen mahkemece anılan bu taşınmazların hangi tarihlerde davalının kullanımında olduğu hususunda hükme yeterli olacak şekilde araştırma ve inceleme yapılmamış olduğu, 4 parsel sayılı taşınmazın davacılardan ... ve ... ile davalı adına tapuda kayıtlı olduğu, diğer davacıların paydaş olmadıklarının da göz ardı edildiği, mahkemece mahallinde iki sefer keşif yapılmış olup hangi bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulduğunun da hükümde belirtilmediği, ortaklığın giderilmesi dava dilekçesinin tebliğ tarihinden sonra davalının dava konusu taşınmazları kullanıp kullanmadığının, kullandı ise hangi taşınmazı ne kadar süreyle kullandığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, 4 parsel sayılı taşınmazın evveliyat kayıtları getirtilerek ecrimisil istenilen dönem itibarıyla davacıların pay durumlarının gözetilmesi gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda, “davacının davasını ispat edemediği” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “tüm tanıkların duruşmada dinlendiği, Ecrimisil davalarında davanın niteliği gereği tanıkların taşınmaz başında dinlenmesi gerektiği, ayrıca bozma öncesi dinlenen tanıklar davalının dava konusu taşınmazı kullandığını beyan ederken bozma sonrası dinlenen tanıkların ise davalının dava konusu taşınmazı kullanmadığını beyan ettikleri, bozma öncesi alınan ziraat bilirkişi raporunda da ‘113 numaralı parselin 2-3 yıldır ekilmediği, 4 ve 2272 parsel sayılı taşınmazların da 5-6 yıldır ekilmediğini belirttikleri’, tekrar keşif yapılarak taşınmaz başında taraf tanıkları dinlenilerek dava konusu taşınmazların davalı tarafından ortaklığın giderilmesi dava dilekçesinin tebliğ tarihinden sonra kullanıp kullanmadığının, kullandı ise hangi taşınmazı ne kadar süreyle kullandığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, davalının dava konusu taşınmazları kullanılıp kullanmadığı hususundaki tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilip sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “bozma ilâmı doğrultusunda eksikliklerin giderildiği, dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre davalı tarafın ortaklığın giderilmesi davasından sonra dava konusu taşınmazları kullanmadığı, davacıların iddiasını ispatlayamadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; resmî belgeler karşısında tanık deliline itibar edilemeyeceğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birisinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
17.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.