Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3705 K.2025/4412

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3705 📋 K. 2025/4412 📅 17.10.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/3705 E.  ,  2025/4412 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/246 E., 2025/56 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalıların 56 10... parsel sayılı taşınmazda paydaş olduklarını, taraflar arasında derdest ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu, taşınmaz üzerindeki binanın müvekkilinin yurt dışında çalışırken gönderdiği paralarla yaptırıldığını ileri sürerek; muhdesatın aidiyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... cevap dilekçesinde; davacı tarafın muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkin talebinin haksız olduğunu, muris ... vefat etmeden evvel taşınmazdaki inşaatların neredeyse tamamının bitmiş olduğunu, muris vefat ettikten sonra da olduğu gibi taşınmazın mirasçılara geçtiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre binanın davacı tarafından yaptırıldığının ispat edilemediği, davacının binanın yapımında maddi katkısı olsa bile bu durumun binanın mülkiyetinin davacıya ait olacağı sonucunu doğurmayacağı" gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "taşınmaz üzerindeki muhdesatın kim tarafından meydana getirildiğinin tespitine ilişkin davalarda mahkemece araştırılması gerekenin muhdesatın kim tarafından, hangi gelirlerle, kimin adına ve hesabına yaptırıldığının olduğu, bu doğrultuda muhdesatın tamamen davacı tarafından yaptırıldığı iddiasının da tereddüte meydan vermeyecek biçimde davacı tarafça kanıtlanamadığı, Mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: "…davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; 270 metrekare alanlı, arsa vasfıyla kayıtlı 56 10... parsel sayılı taşınmazda kardeş olan tarafların iştirak halinde malik olduğu, davalı olarak gösterilen anne ... ’ın ise paydaş olmadığı, parsel üzerinde 9 ve 11 dış kapı numaralı bodrum + zemin + 4 normal kattan oluşan iki adet kargir binanın bulunduğu, 11 dış kapı No.lu binanın 4 üncü katının inşaat ve atıl vaziyette olduğu, davacı vekilinin, davalı ...’ın beyanlarını kabul ettiği ve binalardan birinin muris tarafından, diğerinin ise tamamen davacının yurt dışında çalışarak murise göndermiş olduğu paralar ile yaptırıldığını belirttiği, dosya kapsamındaki davacı tanıkları ve davalı anne ... ’ın beyanları doğrultusunda davacının iddiasını ispat ettiği, yeni bina olarak adlandırılan parsel üzerindeki yapının muris tarafından davacının gönderdiği paralar ile davacı nam ve hesabına yaptırıldığı, Mahkemece yeni bina olarak adlandırılan yerin hangi bina olduğu netleştirilerek (9 dış kapı No.lu mu, 11 dış kapı No.lu mu) bu yapı yönünden kabul kararı verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "yeni bina olarak adlandırılan binanın hangi bina olduğu hususunda tarafların beyanına başvurulduğu, taraflarca yeni binanın 11 dış kapı numaralı bina olduğunun beyan edildiği" gerekçesiyle bozma ilâmı doğrultusunda davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairemizce: "davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddiyle, davacı tarafça 100.000,00 TL dava değeri belirtilerek davanın açıldığı, bilahare uzman bilirkişi marifetiyle yapılan keşif neticesinde sunulan raporda Yargıtay 8. Hukuk Dairesince aidiyetin kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilen muhdesatın değerinin tespit edildiği, davacı tarafa harcı tamamlaması için süre ve imkan verilmediği, usuli müktesep haklar saklı kalmak kaydıyla, Harçlar Kanunu'nun 30... . maddeleri uyarınca harç ikmalini sağlayarak yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda aidiyetin tespitine karar verilen muhdesatın, davalıların taşınmazdaki payları dikkate alınarak tespit edilecek yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "Yargıtay bozma kararı doğrultusunda, kabulüne karar verilen muhdesatın davalıların taşınmazda 3/5 oranında payı olduğu gözetilerek eksik harç tamamlatılarak davanın kısmen kabul-kısmen reddi ile dava konusu 5610 ada, 2052 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 11 giriş kapı numaralı bodrum-zemin ve 4 normal kattan oluşan binanın davacı ...'a ait olduğunun tespitine; 9 dış kapı numaralı binaya yönelik talebin reddine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taleplerinin tümünün kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
2. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; davalılardan ... temyiz dilekçelerinde; kararın hatalı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekilleri ile davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Fazla yatırılan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.