Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/4 K.2025/4406

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4 📋 K. 2025/4406 📅 17.10.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/4 E.  ,  2025/4406 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3653 E., 2024/1219 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2016/1490 E., 2021/380 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin 31.10.2011 teslim tarihli olmak üzere 30.01.2010 tarihli Gayrimenkul Satış Sözleşmesi ile bir daire satın aldığını, daire bedelini eksiksiz ödediğini, ancak dairenin kendisine teslim edilmediğini ve tapu devrinin gerçekleşmediğini, taraflarınca gönderilen noter ihtarnamesi ile teslimin yapılmaması sebebiyle kira tazminatı ödenmesinin ihtar edildiğini, ancak kira ödemesinde bulunulmadığını, konutun teslim edilmesi halinde aylık 600,00 TL’ye kiraya verilebileceğini ileri sürerek; kira bedellerinin konutun teslim edileceği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleştirilen dava dilekçesinde; dava konusu 21 No.lu dairenin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, talebin kabul görmemesi halinde 3.000,00 Euro’nun 30.01.2010, 15.000,00 Euro’nun 12.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davacıya iadesine, taşınmazın teslim edilmemesi nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin 6.6. maddesindeki cezai şart uyarınca satış bedeli olarak ödenen toplam 18.000,00 Euro’nun %15’nin teslim taahhüt tarihi olan 31.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Birleştirilen davada davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “taraflar arasında konut satım vaadi sözleşmesinin bulunduğu, taşınmazın satış bedelinin tamamının ödenmiş olduğu, konutun halen teslim edilmediği, konutun oturuma uygun olarak inşaasının tamamlanmadığı, tapu iptali ve tescilin mümkün olmadığı” “davacı taraf geç ifa sebebiyle gecikme cezası ve kira bedeli talebinde bulunmuş olsa da öncelikle bu iki alacak kalemi birlikte talep edilemeyeceği gibi geçerlilik şartı olan şekil şartına aykırı olan sözleşmeye dayanılarak cezai şart talebinde bulunulamayacağı, davacının terditli talebinin ödenen bedelin iadesi olduğu, bu haliyle sözleşmenin ayakta tutulma iradesinin bulunmadığı, bu kapsamda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 125. maddesine göre kira bedeli talebinde de bulunulamayacağı” “davacı taraf her iki davalı için dava açmış olsa da akdedilen sözleşmede yalnızca ... Gıda taraf olduğundan organik bağ araştırması yapıldığı, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden yapılan araştırmaya göre her iki davalının yönetim kurulu üyesinin aynı kişi olduğu ve kayıtlı sicil adreslerinin aynı olduğunun anlaşıldığı, Bakırköy 5. Tüketici Mahkemesinin aynı mahiyetteki dosyalarında ticari defter incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu aldırıldığı, bazı senetlerin ... Gıda tarafından ...'a ciro edilmiş olabileceği, ...'ın senetlerin tahsil edildiği, bu haliyle organik ve fiili bağın bulunduğunun belirtildiği, her iki davalı müşterek ve müteselsil sorumlu kabul edildiği” gerekçesiyle asıl davada kira bedeli talebi yönünden davanın reddine; birleştirilen dava dosyası yönünden davanın kısmen kabul-kısmen reddiyle cezai şart talebi yönünden davanın reddine, ödenen bedelin tahsiline ilişkin talep yönünden davanın kabulü ile 18.000,00 Euro'nun dava tarihi olan 04.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının şekil eksikliğini ileri sürmediğini, davalı satıcının müvekkiline sözleşmenin icra edileceğine dair güvence verdiğini, müvekkilinin bütün edimlerini eksiksiz ifa ettiğini, davanın niteliği gereği oluşan munzam zararı talep etmelerinin yasal olarak mümkün olmadığını, kararın adil olması için sözleşmedeki cezai şartların kabul edilmesi gerektiğini, ödenen bedelin iadesinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile iadesinin yasal olmadığını, müvekkilin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada geç teslim sebebiyle kira bedelinin tahsili, birleştirilen davada tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde ödenen bedelin iadesi ve cezai şart tazmini istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Kanun’un 297. maddesi: ‘ (1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini. b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri. ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını. e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.’ düzenlemesini ihtiva etmektedir.
2. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince hükmün gerekçe kısmında asli talep olan tapu iptali ve tescil talebinin kabul edilmediği belirtilmiş olsa da 6100 sayılı Kanun’un 297/2 hükmü gereğince taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekirken hüküm kısmında tapu iptali ve tescil talebiyle ilgili bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sair temyiz taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.