Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/55 K.2025/4399
7. Hukuk Dairesi 2025/55 E. , 2025/4399 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1960 E., 2024/1434 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/322 E., 2020/437 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili/birleştirilen dosyada davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimince hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl dava dosyasında davacılar vekili/birleştirilen dava dosyasında davacı vekili; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 14 52... parselde Hazine adına kayıtlı taşınmaz üzerine davalı ve davacının murisi (dedeleri) ... tarafından 1947 senesinde bina inşa edildiğini, sonra gelen muris (babaları) ...'un vefatından sonra tasarruf ve zilyetliğin davacı ve davalılar tarafından müştereken sürdürüldüğünü, emlak vergilerinin de her iki tarafça yatırıldığını, davacılar ve davalılarca kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını ancak sonrasında davacıların haklarının ketmedildiğini böylece mirastan mahrum kaldıklarını ileri sürerek; dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile veraset ilâmındaki hisseleri oranında mirasçılar adına tescilini talep etmiş, birleştirilen dava dosyasında tapu iptali ve tescil istemine ilave olarak; yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin davacıların iradesini yansıtmadığı ileri sürülerek sözleşmenin iptalinin de istenildiği anlaşılmıştır. Asıl ve birleştirilen dava dosyasında davacılar vekili 19.11.2020 tarihli ıslah dilekçesinde; dava değerini 490.000,00 TL olarak ıslah ettiklerini belirterek, bu değerin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dava konusu taşınmazda ortak murise ait tapu tahsis belgesinin iptal edildiği ve davalılar arasında ... . Noterliğinin 16.05.2013 tarihli ve ... yevmiye No.lu sözleşmesinin akdedildiği sırada davalı ...'un dava konusu taşınmazın işgalcisi olup 19.10.2010 tarihli encümen kararı ile belediyeye devredilen taşınmazın hak sahibine 4706 sayılı yasanın 5. maddesi gereğince satılmasına karar verildiğinden ...'un dava konusu taşınmazı doğrudan satın aldığı ve bu hâliyle, önceki zilyet olduğu iddia edilen ...'un zilyetliğinden faydalanmadığı, zira dava konusu taşınmazı davacının 1981'den beri kullandığının sabit olduğu gibi dava konusu taşınmazın satın alınması sırasında ödenen bedelin davacılar tarafından karşılanmadığının da dosya kapsamından sabit olduğu, davacıların iddiasını ispata yarar somut delilin dosya kapsamında bulunmadığı..." gerekçesiyle; asıl davanın ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili/birleşen dosyada davacı vekilince ve katılma yoluyla davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili/birleştirilen dosyada davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili/birleştirilen dosyada davacı vekili; dava konusu taşınmazın, tarafların ortak murisi ... tarafından 1947 senesinde inşaa edilip vefatından sonra ise oğlu ...'un hüküm ve tasarrufuna geçerek kesintisiz zilyetliğin sürdürüldüğünün gerek encümen kararı, bilirkişi raporları ve gerekse tarafların beyanlarıyla sabit olduğunu, bu hususta herhangi bir tartışma bulunmadığını, taşınmazın 22.03.1985 tarihinde tapu tahsis belgesi ile muris ... adına tahsis edildiğini, esasen bu taşınmaz üzerine muris tarafından küçük bir ek bina yapılıp sonrasında ise kesintisiz hüküm ve tasarrufun davanın tarafları arasında da devam ettiğini, emlak vergilerinin bazen davacılar ve bazen de davalı tarafından yatırıldığını, bilirkişi raporlarındaki tespitlerin ve mahkeme gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını, davalı ...'un kendi zilyetliği sebebiyle hak sahibi olduğu ve müteveffa ... sayesinde zilyetlik kazanmadığı tespitinin yerinde olmadığını, taşınmaların ileride müteveffa ...'a iade edilmek üzere devredildiğini ancak davalı ...'un iadeyi gerçekleştirmediğinin tanıklarca da beyan edildiğini belirterek; kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; tapu iptal ve tescil, sözleşmenin iptali ile tazminat istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.