Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/4543 K.2025/4384

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4543 📋 K. 2025/4384 📅 17.10.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/4543 E.  ,  2025/4384 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/183 E., 2025/200 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerine ait 2 23... parsel ve 2 23... parsel sayılı taşınmaza davalılar tarafından binalar yapılarak müdahalede bulunulduğunu belirterek, müdahalenin men'i ve binaların kâl'i ile davalı tarafından yapılan tecavüzlü binaların yapıldığı tarihteki rayiç bedelinin müvekkilleri tarafından ödenmesi karşılığında binaların müvekkiline teslimine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP- KARŞI DAVA
Davalı-karşı davacılar vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazı haricen 1977 yılında satın aldığını ve bedelini davacıların murisi ...’ya ödediğini, müvekkilinin kötüniyetinden bahsedilemeyeceğini, 9 ve 10 parsellerde bulunan yapıların 19 77... tarihlerinde yapıldığını, müvekkillerinin 1977 yılından beri nizasız fasılasız zilyet olmaları ve muris ...’ın 1993 yılında ölmesi nedeniyle 2 23... ve 10 numaraları parsellerin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince 27.05.2021 tarihli kararında; dava konusu taşınmazlar ilk olarak bir bütün hâlinde ... Mahallesi, ... Mevkii, 9 parselde kayıtlı iken, muris ...'nın mirasçıları olan davacılar tarafından 09.01.1998 tarihinde intikal işlemlerinin yapıldığı, bilahare 10.11.1999 tarihli imar uygulaması görüp terkin edilerek 2 23... ve 10 parsellere ayrıldığı, davacıların murisi ...'ın 07.10.1993 günü vefat ettiği, dolayısıyla Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararı verilen 17.02.2011 tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı, bu sebeple davalı yararına tescil koşullarının sağlanmadığı anlaşıldığından esas davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 29.11.2022 tarihli ve 2022/1772 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.11.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 04.03.2024 tarihli ve 2024/1306 Karar sayılı ilâmında; dava konusu taşınmazlar tapuya kayıtlı olup zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığı, ne var ki; karşı davacılar, binalarını iyiniyetle inşa ettiklerini ileri sürerek ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 724. maddesi gereği hak sahibi olduklarını açıklayarak talepte bulunduklarına göre Mahkemece anılan yasal düzenleme doğrultusunda inceleme yapılarak koşulları oluşursa tapu iptali ve tescil isteminin değerlendirilmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalı karşı davacının mülkiyet hakkı bulunduğunu ispatlayamadığı, arsa değerinin yapının değerinden misliyle fazla olduğu, davalı karşı davacı lehine 4721 sayılı Kanun'un 724. maddesi gereğince temliken tescil şartları oluşmadığından davalı karşı davacının tapu iptali ve tescil isteminin reddine, asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili temyiz nedenlerinde; Mahkemece eksik inceleme yapıldığını, tüm delillerin toplanmadığını, dava açılıncaya kadar 40 yılı geçen süre boyunca davalıların mülkiyete dair hiçbir girişimde bulunmamasının alım satım yapıldığına ve bedelin ödendiğine karine olduğunu, 20 yıllık sürenin Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 tarihli kararından önce dolduğunu, müvekkilinin aralıksız ve ihtilafsız 41 yıldır 9 parsele ve 35 yıldır 10 parsele zilliyet olduğunun bilirkişi raporları ve tanık beyanlarıyla ispatlandığını, 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmündeki şartların oluştuğunu, Mahkeme kararında yeterli gerekçe bulunmadığını, inşa edilen yapıların değerinin dava tarihi itibarı ile hesaplanıp bu miktarın müvekkiline verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada el atmanın önlenmesi ve kâl; karşı davada 4721 sayılı Kanun'un 7 24... . maddeleri uyarınca açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı-karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.