Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3572 K.2025/4385
7. Hukuk Dairesi 2025/3572 E. , 2025/4385 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2319 E., 2025/954 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/437 E., 2022/809 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı Hazineye ait dava konusu ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevki, 1 60... parsel, 1 61... parsel, 1 62... parsel ve 2 95... parsel sayılı taşınmazların ... Milli Emlak Şefliği harita mühendisince düzenlenen 06.05.2020 tarihli tutanağında görüleceği üzere 1 60... parsel No.lu 30.159,91 m², 1 61... parsel No.lu 12003,66 m², 1 62... parsel No.lu 19.081,00 m² yüzölçümlü taşınmazların tamamının davalı ..., 2 95... parsel No.lu 400.083,30 m² taşınmazın 222800,47 m²'lik kısmının diğer davalılar tarafından sürülerek ve arpa ekilmek suretiyle işgal edilmiş olduğunun tespit edildiğini, davalıların dava konusu taşınmazları kullanmak ve yararlanmak amacıyla işgal ettiğini ileri sürerek müdahalelerinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ..., ..., ... ve ... cevap dilekçelerinde; davayı kabul etmediklerini, amaçlarının boş ve atıl durumda arazileri tarıma kazandırmak için ve karşılığında bu taşınmazın ecrimisil bedelinin taraflarınca ödenmesi koşulu ile 2 95... parsel No.lu taşınmazdan 222 dekar yer ekmiş bulunduklarını ancak istedikleri ürünü alamadıklarını, sulama imkânı olmadığından ektikleri ürünün yandığını, davaya konu taşınmaza yaklaşık 2,5 aydır müdahaleleri olmadığından davanın konusuz kaldığını, karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili ön inceleme duruşmasında; davalının dava konusu alanlara müdahalesinin olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı ... ön inceleme duruşmasında, dava konusu 1 60... , 1 61... ve 1 62... parsel sayılı taşınmazları 2020 yılının Mayıs ayında ektiğini, Temmuz ayında mahsül aldığını, dava konusu taşınmazları o tarihten itibaren kullanmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.01.2022 tarih ve 2020/357 Esas, 2022/35 Karar sayılı kararı ile; davacı tarafa tanık isim ve adreslerini ve diğer tüm delillerini bildirmesi için usulünce kesin süre verildiği halde davacı yanın dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazlara el atmanın devam ettiğini ispatlar nitelikte herhangi bir delil sunmadığı, dosyaya sunulan ... Emlak Şefliğince hazırlanan 07.05.2020 tarihli krokilerin dava tarihi itibariyle el atma olgusunu ispata elverişli olmadığı, kaldı ki davalıların da Temmuz ayına kadar taşınmazı kullandıklarını ikrar etmiş olduğu ancak işbu dava tarihinin 31.08.2020 tarihi olduğu, dava tarihi ve keşif tarihi itibariyle davalılarca taşınmazlara el atıldığı hususunda gerek bilirkişi raporlarından, gerekse mahalli bilirkişi beyanından herhangi bir kanaat elde edilemediği anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.04.2023 tarihli kararıyla; davalıların ektiği ürünün dava tarihinden önce hasat edildiği dosya kapsamından sabit olup taşınmazın sonrasında kullanılmaya devam edilip dava tarihi itibariyle de davalılarca kullanıldığı ispat edilemediğinden Mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde ise de davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından ve 25.05.2021 tarihli fen bilirkişi raporunda ve dava dilekçesinde belirtildiği gibi 1 60... parsel, 1 61... parsel ve 1 62... parsel sayılı taşınmazların davalı ... tarafından 2 95... parselin A harfiyle gösterilen kısmının ise davalılar ..., ..., ... ve ... tarafından birlikte kullanıldığı dikkate alınarak ayrı ayrı nisbi vekâlet ücreti takdiri gerekirken tek bir nisbi vekâlet ücreti takdirinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak müdahalenin men'i ve kâl davasının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.04.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.06.2024 tarihli ilamı ile; davalılar ektikleri ürünü 2020 yılının Temmuz ayında hasat ettikten sonra müdahalelerinin bulunmadığını savunmuşlarsa da, yargılama aşamasındaki keşif sırasında tarlanın ekili olduğu gözlemlenmiş ve dosyaya sunulan jandarma tutanağında da davalıların kullandıkları yerler de belirtilmek suretiyle el atıldığı tespit edildiğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan keşif sırasında Mahkemece tarlaların ekili olduğunun gözlemlenmesi ve jandarma tutanağı içeriğinde davalıların kullandıkları alanların açıkça belirtilmek suretiyle el atma olgusunun ortaya konulması birlikte değerlendirildiğinde; 1 62... parsel, 1 61... parsel ve 1 60... parsel sayılı taşınmazlara davalı ... tarafından, 2 95... parsel sayılı taşınmazın A harfi ile gösterilen 165.515,14 m²'lik kısmına davalılar ..., ..., ... ve ... tarafından, aynı parselin B ve C harfleri ile gösterilen 69.484,12 m²'lik kısmına ise davalı ... tarafından el atıldığı tespit edildiğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; men'i müdahale davasının açıldığı tarihte müdahalenin olmadığını ve üç ay öncesinde müdahalenin bittiğini, davacı vekilinin ...'ın geçmişte bile müdahalesinin olmadığından dolayı feragatinin duruşma tutanağına geçirildiğini, keşif tutanağında kimin kullandığının tespit edilemediğini, her bir davalı yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.