Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3758 K.2025/4287
7. Hukuk Dairesi 2025/3758 E. , 2025/4287 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1208 E., 2025/1242 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2020/263 E., 2021/435 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında noterde imzalanan 2 adet “Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi Sözleşmesi” ile davalı firmanın, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 13 86... parselde yapımına başlanan ... isimli projede B1 Blok 24. Kat, 194 No.lu dairenin 246.000,00 TL ve B1 Blok 25. Kat, 202 No.lu dairenin 247.000,00 TL bedel karşılığında davacıya satışını taahhüt ettiğini, davacının dairelerin bedelinin tamamını davalı firmaya ödediğini, dairelerin tamamlanarak davacıya teslim edildiğini ancak tapu devri işleminin yapılmadığını ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile varsa üzerindeki takyidatlar kaldırılmak suretiyle davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu bağımsız bölümlerden, davacının kiraya vererek fayda sağladığını, tüketici sıfatını haiz olmadığını, bu nedenle mahkemenin görevsiz olduğunu, davalının taşınmazların inşa edilmesi ve teslimine ilişkin tüm yükümlülüklerini zamanında sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiğini, davacının davalı şirkete tapu devir işlemlerini yapabilmesini sağlayacak yetkileri içeren şekilde bir vekalet de vermediğinden bu işlemlerin gerçekleşemediğini, ayrıca sözleşme gereği tapu devri için davacı tarafından ödenmesi gereken masrafların ödenmediğini belirterek, öncelikle mahkemenin görevsizliğine karar verilmesini, akabinde davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu ferağ takririnin verilmesi koşullarının yerine getirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu bağımsız bölümlerdeki davalı adına olan kayıtların iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında noterde düzenlenen 2 adet “Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi Sözleşmesi” bulunduğu, sözleşmeler uyarınca satın almayı vaat eden davacı tarafından satış bedelinin ödendiği, taşınmazın davacıya teslim edildiği, satmayı vaat eden davalı tarafından ise tescil ediminin yerine getirilmediği, davacının eldeki davasını 04.03.2020 tarihide açtığı, yargılama sırasında dava konusu taşınmazın davacı adına 28.03.2024 tarihinde tescil edildiği, davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının tüketici konumunda olmadığından Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, davalı şirket tarafından sözleşme koşullarına uygun şekilde inşaatın yapılıp teslim edildiğini, tapuda devir yapabilmek için davacının vekaletname ile yetki vermediği gibi masraflarını da vermediğini, davalı şirketin tapu devri yapmamasında bir çıkarının ve kusurunun da bulunmadığını, davacının dava yolu ile tapuyu talep etmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.