Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3358 K.2025/4281

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3358 📋 K. 2025/4281 📅 13.10.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/3358 E.  ,  2025/4281 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/74 E., 2025/196 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların murisi ...’in 11.03.2002 tarihli ... yevmiye sayılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, 34 29... parsel sayılı taşınmazı müvekkiline satmayı vaat ettiğini, satış bedelinin ödendiğini, taşınmazın fiilen müvekkiline teslim edildiğini ancak tapusunun verilmediğini beyanla tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; satış vaadi sözleşmesinin 11.03.2002 tarihinde yapıldığını ancak davanın 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığını, davalıların murisi olan ...’in sözleşmeyi yaptığı tarihte 72 yaşında ve kanser hastası olduğunu, ayırt etme iradesine sahip olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
2. Davalılar ..., ..., ... ve dahili davalı ... davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi 19.03.2015 tarihli kararında özetle; miras bırakan ...'in, dava konusu taşınmazı, ... . Noterliğinin 11.03.2002 tarih ve ... yevmiye no.lu düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile davacıya sattığı, davalılar ..., ... ve ...'ın davayı kabul ettiği, satış vaadi sözleşmesinin geçerli bir sözleşme olduğu, davalıların satış vaadine konu taşınmazın mülkiyetini davacıya devretme yükümlülüklerinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2015 tarihli kararının süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesi 11.11.2019 tarihli kararında özetle; davalı ...'a dava dilekçesi tebliğ edilmeden ve hukuki dinlenilme hakkı tanınmadan yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması hukuka aykırı olduğundan adı geçen davalının temyiz talebi kabul edilerek hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesi başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Davalılar ve dahili davalıların miras bırakanı ...'in, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah., 34 29... parsel sayılı taşınmazı, ... . Noterliğinin 11.03.2002 tarih ve ... yevmiye no.lu düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile davacıya sattığı ve taşınmazın bedelini aldığı, taşınmazın devir borcu yerine getirilmeden ...'in vefat ettiği, geriye mirasçısı olarak davalılar ve dahili davalıların kaldığı, davalılar ..., ... ve ...'ın davayı kabul ettiği, satış vaadi sözleşmesinin geçerli bir sözleşme olduğu, davalıların satış vaadine konu taşınmazın mülkiyetini davacıya devretme yükümlülüklerinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Zamanaşımı savunmalarının Mahkemece dikkate alınmadığını,
b.Adli Tıp Kurumu raporunun açıklayıcı olmadığını ve satış vaadi sözleşmesinin geçerliliğinin yeterince tartışılmadığını beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz karar harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.