Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3688 K.2025/4213

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3688 📋 K. 2025/4213 📅 10.10.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/3688 E.  ,  2025/4213 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/45 E., 2025/68 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 655 parselde kayıtlı 765 m² miktarındaki arsasına davalının herhangi bir hakkı olmadığı halde müdahale ederek üzerine ev yaptırdığını, davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleştirilen 2021/112 Esas sayılı dosyadaki dava dilekçesinde özetle; davalının haksız kullanımı nedeniyle 2015- 2020 yılları arasında ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaymanın Belediye tarafından bölgede düzenlenebilecek 22-a uygulaması ile çözülebileceğini, iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı vekili 15.12.2023 tarihinde harçlandırdığı dilekçesi ile; davacının taşınmazına taşkın vaziyette bulunan davalıya ait yapının 8 m²’lik kısmına yönelik temliken tescil talebinde bulunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.12.2014 tarihli kararı ile davanın husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 09.04.2019 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.11.2020 tarih ve 2018/6994 Esas, 2020/7450 Karar sayılı ilamı ile; davacının, komşu 654 parsel sayılı taşınmazın kendisine ait 655 parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü olduğu düşüncesi ile tapu malikinin eşi olan davalıya karşı müdahalenin men'i davası açtığı, davacının, malik ile birlikte yaşayan davalıya husumet yöneltmesi HMK'nın 124. maddesi kapsamında maddi hatadan kaynaklı olup dürüstlük kuralına aykırı olmadığından, Mahkemece davalının eşinin davalı olacak şekilde taraf değişikliğine izin verilmesi gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulü ile 655 parsel sayılı taşınmaza, 25.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 274,00 m²'lik alan ile B harfi ile gösterilen 19m²'lik alana 654 parsel sayılı taşınmaz maliki davalı ... tarafından yapılan müdahalenin men’ine, davalının ifraz yoluyla tescil talebi ile irtifak tesisi taleplerinin reddine, birleştirilen 2021/112 Esas sayılı dosyası yönünden; ecrimisil talebinin kabulü ile 6.292,01 TL'nin 2015-2020 tarihleri arası dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Bozma öncesi alınan bilirkişi raporu incelendiğinde, davacı ve davalı taşınmazlarının bulunduğu bölgede ... Belediyesi tarafından 1983 yılından önce lokal olarak parselasyon yapıldığı, davacı ve davalı taşınmazlarının imar parselleri içinde kaldığı, davacının halihazırda tapu alanı kadar bir alanı kullandığı, ancak 1983 yılında yapılan kadastro çalışmalarında parsel koordinatlarında kayıklık meydana geldiği, davacı taşınmazına tecavüzlü görülen kısmın bu kayıklık sonucu meydana geldiği, sorunun Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesinin uygulanması ile çözülebileceğinin belirtildiğini, davalı taşınmazında bulunan evin 1983 yılından önce yapılan lokal imar planına uygun olarak yapıldığını, ancak daha sonra kadastro çalışmalarında yapılan bir hata sebebi ile davalı taşınmazının davacı taşınmazına tecavüzlü duruma düştüğünü, fen bilirkişi raporu ekinde bulunan fotoğraflar incelendiğinde davacılara ait 655 parsel sayılı taşınmazın da, davalı taşınmazı gibi kendisine komşu 6 56... parsel sayılı taşınmazlara kaydığının görüldüğünü,
2. Davalıya ait evin B harfi ile gösterilen 19 m²'sinin davacı taşınmazında kaldığı ilamda belirtilerek, bu kısma yönelik men kararı verildiğini, oysa 27.12.2011 tarihli fen bilirkişi raporunda bu alanın 8 m² olarak ölçüldüğünü, iki tarih arasında herhangi bir inşai faaliyet olmamasına rağmen bu farkın sebebinin açıklanmadığını,
3. Yıkımın fahiş zarar doğuracağı ve evin değerinin arsanın değerinden fazla olduğu bilirkişi raporları ile belirtilmesine rağmen, temliken tescil taleplerinin Mahkemece reddedilmesinin hukuka uygun olmadığını, davalının kusurunun ve kötüniyetinin bulunmadığını, ecrimisile yönelik davacının 10 TL üzerinden açtığı davasında harcını tamamlamadığından Mahkemece taleple bağlı kalınması gerekirken 6.292,01 TL üzerinden ecrimisile karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle Mahkeme kararının bozulması gerektiğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl dava ile birleştirilen dava; mülkiyet hakına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, karşı dava temliken tescil, terditli olarak taşınmaz üzerinde irtifak hakkı tesisi istemlerine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
10.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.