Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3351 K.2025/4130
7. Hukuk Dairesi 2025/3351 E. , 2025/4130 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1512 E., 2025/1147 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bozüyük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/436 E., 2023/276 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...'nin ölümünden önce Berlin Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen 29.06.2012 tarihli vasiyetname ile çocuklarından ...'i mirasçılıktan çıkarttığını, davalı tarafça çıkartılan Bozüyük Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.05.2013 tarihli ve 2013/173 Esas, 2013/205 Karar sayılı veraset ilâmının hatalı olduğunu belirterek anılan veraset ilâmının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, Bozüyük Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.05.2013 tarihli ve 2013/173 Esas, 2013/205 Karar sayılı veraset ilâmının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile miras bırakan ...'nin 10.12.2012 tarihinde vefat ettiği, Bozüyük Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/173 Esas, 2013/205 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre mirasçılarının dosyanın davacıları ve davalısı olan beş çocuğu olduğu, murisin vefatından önce 29.06.2012 tarihinde Berlin Başkonsolosluğu'nun 29.06.2012 tarihli ve 5667 belge numaralı vasiyetnamesi ile oğlu ...'i 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 510/2 hükmü uyarınca mirasçılıktan çıkarttığı ve mirasını diğer çocukları dört kızına bıraktığı, davalı tarafından açılan vasiyetnamenin iptali davasında davanın reddine karar verildiği, Yargıtay incelemesinden geçerek 01.02.2021 tarihinde kesinleştiği, davalının vasiyetnamenin iptali davasında tanığın yalan söylediğinden bahisle şikayette bulunması üzerine, Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/374 Esas sayısında yalan tanıklık nedeniyle dava açıldığı ve Mahkemece tanık hakkında beraat kararı verilerek kararın kesinleştiği, bu durumda vasiyetname uyarınca mirasçılıktan çıkarmayı göz önünde bulundurmayan ve ...'i mirasçı gösteren veraset ilâmının iptalinin doğru olduğu, davacıların açmış oldukları bu davada mirasçılık belgesinin iptalini talep ettiği ancak yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesini talep etmediği, mirasçılık belgesinin iptali davasında yeni mirasçılık belgesi düzenlenebilmesi için bu konuda açık bir talep bulunması zorunlu olup talep olmadığı durumda Mahkemece yeni mirasçılık belgesi düzenlenemeyeceğinden, Mahkemece vasiyetname uyarınca mirasçılıktan çıkarmayı göz önünde bulunduran yeni veraset ilâmı düzenlenmemesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bekletici mesele yapılan Bozüyük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/320 Esas sayılı dosyasında dinlenen tanık hakkında yalan tanıklık suçundan Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/374 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, bu davada beraat kararı verilmiş ise de dosyada dinlenen tanık beyanlarının Mahkemece değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.