Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3745 K.2025/4120
7. Hukuk Dairesi 2025/3745 E. , 2025/4120 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/706 E., 2025/127 K. : ...
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1 29... ve 403 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, davalının taşınmazlara haksız el attığını belirterek dava konusu taşınmazlara el atmanın önlenmesine, 1998–2002 dönemine yönelik olarak 1 29... parsel sayılı taşınmaz için 5.562,00 TL ve 403 parsel sayılı taşınmaz için 5.958,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Dava konusu 1 29... parsele yönelik talep (12.12.2024 tarihinde) tefrik edilmiş ve mevcut esasa kaydı sağlanmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili aşamalardaki beyanlarında davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.11.2014 tarihli ve 2014/197 Esas, 2014/819 Karar sayılı kararıyla; el atmanın önlenmesi isteminin kabulüne ve ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 25.11.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.06.2018 tarihli ve 2018/2428 Esas, 2018/13971 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, dava konusu taşınmazları 2002 yılı öncesinde kimin kullandığının belirlenmesi, ayrıca davalının da paydaş olduğu 403 parsel sayılı taşınmaz yönünden intifadan men koşulunun araştırılması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 19.01.2023 tarihli ve 2019/89 Esas, 2023/26 Karar sayılı kararı ile özetle; el atmanın önlenmesi isteminin kabulüne, dava konusu 1 29... parsel sayılı taşınmaz yönünden toplam 5.015,40 TL ecrimisil bedelinin 01.10.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve 403 (1 12... ) parsel sayılı taşınmaz yönünden ise ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 19.01.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Dairemizin 18.09.2023 tarihli ve 2023/3241 Esas, 2023/3882 Karar sayılı ilamında belirtilen "...davacının dava konusu taşınmazlardan 1 29... parsel sayılı taşınmazın tamamını mahkeme kararının verilmesinden önce 11.10.2016 tarihinde dava dışı ...'a satış işlemi ile devrettiği, ...'ın da taşınmazı 26.09.2017 tarihinde dava dışı ...'a sattığı, taşınmazın tapuda halen dava dışı ... adına kayıtlı bulunduğu, Mahkemece HMK'nın 125/2 maddesine göre davanın kayıt malikine ihbarı ile davayı takip edip etmediği sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ve hükmün tamamlanmasına yönelik ek karar ile özetle;
1. Yeni malik ...’ın men’i müdahale yönünden davayı takip etmediği ve davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği,
2. Dava konusu taşınmazı devreden Hakkı’nın ecrimisil talebinde bulunabileceği ancak hüküm kısmında ecrimisile sehven yer verilmediği,
3. Ecrimisil alacağı yönünden hükmün tamamlanması yoluna gidildiği,
4. Ecrimisil iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle men’i müdahale yönünden davanın açılmamış sayılmasına ve (27.05.2025 tarihli ek karar ile) ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tefrik kararının yerinde olmadığını, verilen kararlar arasında çelişki doğduğunu, davada taraf olma ve savunma haklarının ihlal edildiğini, müktesep haklarının korunmadığını, davalının kullanıma yönelik ikrarı olup tasarrufun dosya kapsamı ile ispat edildiğini, dava tarihi itibariyle davacının haklı olduğunu, taleplerinin kabulü ile davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluştuğunu, bu çelişkinin hükmün tamamlanması yolu ile düzeltilemeyeceğini, duruşma tutanağına geçirilmiş hüküm sonucu ile gerekçeli kararda yer alan hüküm sonucu arasında farklılık yaratılamayacağını beyan etmektedir.
2. Davalı vekili (katılma yolu ile) temyiz dilekçesinde özetle; el atmanın önlenmesi talebinin de reddine karar verilmesi gerektiğini, vekil edenin dava konusu taşınmazı kullanmadığı gibi bu konuda dosya kapsamında delil de bulunmadığını ve davacının davasını ispat edemediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Davalı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin incelenmesinde,
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline 15.06.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin temyize cevap ile katılma yoluyla temyiz dilekçesini 30.06.2025 tarihinde verdiği, bu durumda, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 433/2 maddesinde belirlenen 10 günlük yasal temyiz sürenin geçirildiği anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz talebinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı vekilinin temyiz isteminin süreden REDDİNE,
2. Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı davacıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.