Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3451 K.2025/3896
7. Hukuk Dairesi 2025/3451 E. , 2025/3896 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/8 E., 2025/33 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olan Bolu ili, ... ilçesi, ... Köyü, 211 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yola cephesinin bulunmadığını, davalıya ait 211 ada 1 numaralı parsel sayılı taşınmazın ise müvekkilinin taşınmazına sınır komşusu olmakla bu parselin yola cephesinin bulunduğunu, müvekkiline ait taşınmazının yola bağlantısını sağlamak amacıyla dava açmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek, müvekkiline ait 211 ada 2 parsel sayılı taşınmaz lehine geçit hakkı kurulmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Dâhili davalılar Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü vekilleri cevap dilekçelerinde; kamuya ait ve orman niteliğiyle tapuda kayıtlı taşınmazdan geçit kurulamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır
2. Dâhili davalı ... vekili ise cevap dilekçesinde; davacının ürünlerini tarlasından çıkarırken müvekkile ait taşınmazı kullandığını, bu nedenle dava açılmasına gerek olmadığını, geçit davasının kabul edilmesi hâlinde Mahkemece en uygun ve en ekonomik alternatifin belirlenerek hüküm kurulması gerektiğini belirtmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2018/80 Esas, 2020/60 Karar sayılı kararı ile; "...taşınmazın hem mutlak geçit ihtiyacı içinde olması, hem de zemindeki asfalt yolun orman içinde tespit görmesi nedeniyle 'orman vasfındaki kamuya ait araziden geçit hakkı tesisi mümkün değildir' şeklindeki kuralın eldeki davada uygulanamadığı..." gerekçesiyle "...davanın kabulü ile 211 ada 2 parsel lehine 101 ada 85 parsel ile 211 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar aleyhine 21.01.2021 havale tarihli harita mühendisi ... tarafından hazırlanan raporda 2. alternatif olarak gösterilen ve B (219,38 m²'lik alan) ve D (262,50 m²'lik alan) harfleriyle işaret edilen şekilde geçit hakkı tesisine.
.." karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararının süresi içinde davalı Hazine vekili ile Orman Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.02.2023 tarihli ve 2022/6404 Esas, 2023/788 Karar sayılı karar ile Mahkeme kararının Onanmasına karar verilmiştir.
2. Davalı Hazine vekili ile Orman Genel Müdürlüğü vekilinin süresi içerisinde karar düzeltme talep etmesi üzerine Dairemizin 18.10.2023 tarihli ve 2023/4243 Esas, 2023/4840 Karar sayılı kararı ile; "... geçit kurulan yerin orman vasfında ve kamu malı niteliğinde olduğu, bu nitelikte olan bir yerin kişinin özel istifadesine terkinin olanaklı bulunmadığı ve orman üzerinden geçit kurulamayacağı, alternatif geçit güzergahları araştırılarak hüküm kurulması gerektiği, hükmün temyiz incelemesi sonucunda 13.02.2023 tarihli ve 2022/6404 Esas, 2023/788 Karar ilâmıyla onanmasına karar verildiği, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken maddi hata nedeniyle onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığı..." gerekçesiyle "...onama ilâmının kaldırılarak mahkeme kararının bozulmasına..." karar verilmiştir
3. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen karar ile ".......- ... yolu üzerinden geçen genelin kullanıma açık fiilin yolun bulunmasına karşın yüksek yargı kararları göz önünde bulundurulduğunda orman parseli içinden özel mülk lehine geçit hakkı tesis edilmesinin mümkün olmadığı...bozma sonrası yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda yer alan tespitler dâhilinde her iki alternatif güzergah üzerinden davacının üzerine kayıtlı bulunan 211 ada 2 parsel sayılık taşınmaz lehine geçit hakkı kurulması mümkün bulunmadığı..." gerekeçesiyle "...davanın reddine, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL tek vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ..., ..., ... Orman İşletme Müdürlüğüne verilmesine, davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda (IV.2.) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. ... ilçesi, ... Köyü 210 ada 23, 24, 25 ve 27 parsel (yeni 210 ada 37 parsel) numaralı taşınmazlar hakkında düzenlenen imar planında, "D" harfiyle adlandırılan kısmın yol olarak gösterildiğini, buna ilişkin belgenin ek olarak sunulduğunu, müvekkile ait taşınmazla 210 ada 37 parsel sayılı taşınmazın komşu olduğunu, her iki taşınmazda ...-... Köyü yolunun kenarında bulunduğunu, dolayısıyla "D" harfiyle adlandırılan kısımın orman parseli içerisinde değil imarlı bir yol içerisinde yer aldığını,
2. Gerçekte ... ilçesinin 67 köyünün mevcut olduğunu, 60'a yakın köyün yolunun orman içinden geçtiğini,
3. Orman Müdürlüğünden genelin kullanımına açık bir yolun bulunup bulunmadığının Mahkemece sorulması ve gelen bilgiye göre mevcut parselden açık yola geçitin bağlanması gerektiğini,
4. Davanın 100,00 TL harca esas değer üzerinden açıldığını, bilirkişi raporu sonucunda 1. alternatif yol üzerinden 3.857,59 TL geçit hakkı bedeli ödenmesine karşın davalılar lehine 30.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; geçit hakkı tesisi istemine ilişkindir.
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Geçit irtifakı hakkının tesisi veya terkini davalarında harç ve vekâlet ücretinin irtifak bedeli üzerinden tayini gerekir. Dosyada yer alan depo edilen bedelin 3.590,10 TL olduğu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. ve 13/2. maddeleri gereği Mahkemece bu miktar üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalılar yararına 30.000,00 TL vekâlet ücreti takdir edilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu husus bozma nedeni olmakla birlikte yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1086 sayılı Kanun'un 438/7 hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Yukarıda (V.B.2) numaralı bentte açıklanan açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (V.B.3) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile; hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "30.000,00 TL" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "3.590,10 TL" yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/III-1. bendi gereğince ilâma karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.