Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/344 K.2025/3923
7. Hukuk Dairesi 2025/344 E. , 2025/3923 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/794 E., 2024/721 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/84 E., 2023/487 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve tavzih kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı adına kayıtlı İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 382 ada 43 parsel, ... Blok (... ), .... Kat, ... numaralı bağımsız bölümde taşınmaz kaydında bulunan takyidatların fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar tarafından konulan hacizlerden dolayı, davacının borçlu olmadığının tespiti ile İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 382 ada 43 parselde yer alan ... Blok, .... Kat, ... No.lu bağımsız bölüm üzerinde yer alan ve davalılar tarafından konulan tüm hacizlerin terkin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı Şirket arasında herhangi bir tüketici işlemi bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... İnş. San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı adına dava açılmaması gerektiğini, davacı tarafından satın alınan bağımsız bölüm üzerinde ... T.A.Ş lehine 1.750.000.000,00 TL, ... Finansal Kiralama A.Ş. lehine 53.621.000,00 EUR değerinde ipotek tesis edildiğini, ipoteklerin ilgili bankalar tarafından terkin edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, brileştirilen davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK'nın 311. maddesi gereğince feragatın kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın feragat nedeniyle reddine, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davacı davadan feragat ettiğinden davalılar vekillerinin istinaf başvurularının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TAVZİH
Bölge Adliye Mahkemesin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından vekalet ücretinde hata yapıldığı iddiasıyla tavzih yolu ile düzeltilmesinin talep edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 03.07.2024 tarihli tavzih kararı ile hükmün 8. bendinde yer alan vekalet ücretinde değişiklik yapılmıştır.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ...Ş. vekili Bölge Adliye Mahkemesinin asıl ve tavzih kararına karşı temyiz dilekçesinde özetle; vekalet ücretinin her davalı lehine ayrı ayrı hükmedilmesi gerektiğini, tavzih kararı ile hüküm fıkrasında tanınan hakların sınırlandırılamayacağını, vekalet ücretinin maktu değil nispi verilmesi gerektiğini belirterek tavzih kararının düzeltilmesini istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davalar ipoteğin ve hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.
1. Tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarının inlenmesinde;
Hükümlerin tavzihi, hükmün müphem olması veya birbirine aykırı (çelişik) fıkralar ihtiva etmesi hâlinde, hükmün gerçek anlamının meydana çıkarılması için başvurulan bir yoldur. 6100 sayılı Kanun'un “Hükmün Tavzihi” başlıklı 305. maddesinde; hüküm yeterince açık değilse veya yerine getirilmesinde duraksama uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, yerine getirilmesi tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya duraksama ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği açıklanmıştır.
Bu düzenleme karşısında vekalet ücreti ile ilgili hükmün tavzih yolu ile değiştirilmesi yerinde olmadığından tavzih kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
2. İşin esası yönünden yapılan incelemede; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, özellikle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesi gözetildiğinde usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 03.07.2024 tarihli tavzih kararının KALDIRILMASINA,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2024 tarihli asıl kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.