Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/5176 K.2025/3908

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5176 📋 K. 2025/3908 📅 29.09.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/5176 E.  ,  2025/3908 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1555 E., 2024/1232 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/155 E., 2021/262 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların murisi ...’a satılan ürünlerin bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili için Kırıkkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/416 Esas sayılı davanın açıldığını, davalıların Sincan 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/1541 Esas sayılı davasında mirasın gerçek usulde mirası reddettiklerini, ancak davalıların tereke mallarını edinip edinmediklerinin bilinmediğini, bu nedenle davalıların murisin ölüm tarihinden geriye doğru beş yıl öncesine kadar mal edinip edinmediklerinin araştırılması gerektiğini ileri sürerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 618. maddesi gereği murisin ölüm tarihinden beş yıl içinde iktisap edilen kazanımların tespitini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların muristen bir kazanımları bulunmadığını, malik oldukları taşınmazların muris anneleri ...’dan intikal ettiğini, ayrıca kendi birikimleri ile edindikleri taşınmazlar bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut uyuşmazlıkta, ... Noterliği’nin 27.08.2013 tarihli 28037 yevmiye numaralı mirasçılık belgesinde davalıların ... mirasçıları olduğu görülmektedir. 03.02.2014 tarihinde kesinleşen Sincan 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/1541 Esas 2013/1532 Karar sayılı kararından davalıların muris ... mirasını gerçek usulde reddetmişlerdir. Murisin ölüm tarihinden geriye doğru beş yıl içinde mirasçılarına kazandırmalar bulunup bulunmadığına ilişkin tapu ve araç kayıtları sicillerinde yapılan araştırmalarda mirasçılarına kazandırmasının bulunmadığı belirlenmiştir. Terekenin aktifinin bulunup bulunmadığına ilişkin araştırmada muris adına kayıtlı araç saptanmıştır. Davalıların adlarına kayıtlı taşınmaz sicillerinin araştırılmasında muris bir kazandırmada bulunmadığı anlaşılmaktadır. Tüm bu araştırmalar uyarınca somut olayda TMK’nın 618. madde koşulları bulunmadığı görülmektedir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar vermesi doğru görülmüştür." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davalılar tarafından yapılan mirasın reddinin davacıyı zarara uğratma kastı ile yapıldığını, yerel mahkeme tarafından bu hususun araştırılmadığını, gelen kayıtların değerlendirilmediğini, davalıların beş yıl içerisinde muristen devraldıkları mallar ile davacıya karşı sorumlu olmalarına rağmen aksi yönde hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, muris adına tescilli araçların ve murisin hissesini sattığı taşınmazın gerekçeli kararda göz ardı edildiğini, muristen eşi ve davalıların annesi ...'ya intikal eden mal varlıklarının değerlendirmeye alınmadığını, istinaf mahkemesi kararının da eksik incelemeye dayandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tereke tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.