Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/202 K.2025/3900
7. Hukuk Dairesi 2025/202 E. , 2025/3900 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/381 E., 2024/1443 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazar (Rize) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/440 E., 2022/657 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 37 ada 15 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan dairenin müvekkilince satın alındığını, kendisi Almanya'da çalışmakta ve ikamet etmekte olan müvekkilinin adına babası ... ’nun dava konusu taşınmazı ... 'dan satın aldığını, daire bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, taşınmaza ait tüm vergileri müvekkilinin ödediğini, dava konusu daire satın alındıktan sonra bir kaç yıl müvekkil kendisi oturmakta iken Almanya'ya gitmesi üzerine daireye kiraya vermek sureti ile başkaca kişilere kiraladığını, aradan geçen bir kaç yıl sonrasında müvekkil ile babası ... arasında husumet doğduğunu, aralarında doğan bu husumet nedeni ile müvekkilinin babasının dava konusu taşınmazı kendisi malik gibi davalıya kiraladığını ileri sürerek dava konusu taşınmaza vaki müdahalenin men'i ile taşınmazdan tahliyesine ve taşınmazın davacı tarafa teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu 37 ada 15 parsel sayılı taşınmazın tapuda arsa vasfı ile dava dışı ... adına kayıtlı olduğu, davacının henüz malik sıfatına haiz olmadığı bağımsız bölüme ilişkin olarak müdahalenin önlenmesi ve tahliye taleplerinde bulunamayacağı" gerekçesiyle davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın tapu malikinin yada sınırlı ayni hak sahibinin davacı olmadığı, taşınmaz mülkiyetinin ancak tapu kaydı ile ispat edilebileceği, davacının henüz malik sıfatını haiz olmadığı anlaşılarak ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükümde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak dava konusu taşınmazın müvekkilinin parası ile müvekkili adına babası ... tarafından satın alındığını,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, müdahalenin men'i ve tahliye istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.