Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4862 K.2025/3898
7. Hukuk Dairesi 2024/4862 E. , 2025/3898 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1187 E., 2024/1473 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edremit 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/218 E., 2022/36 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların muris ...'in mirasçıları olduğunu, murisin 1429 parselde kayıtlı taşınmazı için 01.12.2016 tarihli ve 2000 yevmiye numaralı işlemi ile düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, sözleşmeye göre yapılacak dairelerden 1, 2, 3 ve 4 numaralı bağımsız bölümlerin arsa sahibi murise temlik edildiğini, murisin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini düzenledikten kısa bir süre sonra 25.12.2016 tarihinde felç geçirdiğini, murisin bakıma muhtaç olduğunu, imza atma yeteneğinin ortadan kalktığını, murisin iradesi fesada uğratılarak 24.05.2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetnamenin imzalattırıldığını, vasiyetnamedeki imzanın murise zorla attırıldığını sonraki tarihte 12.09.2017 tarihli ... yevmiye numaralı muris tarafından verilen vekaletname de murisin imza atmak yerine, parmak bastığını, vasiyetname düzenlenirken haksızlık yapıldığını, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte 83 yaşında olan miras bırakanın, tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmış olduğundan mutlak butlan sebebi olduğunu, murisin geçirdiği felç dolayısıyla temyiz kudretini kaybettiğini ileri sürerek dava konusu vasiyetnamenin iptalini, mümkün olmaması hâlinde saklı paylara tecavüz nedeniyle müvekkillerinin miras payları gözetilerek tenkisini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddiaların asılsız olduğunu, murisin iradesinin fesada uğratılmadığını, murisi olan annelerinin her ne kadar felç rahatsızlığı geçirmiş olsa da konuşma kabiliyetini ve akıl sağlığını hiçbir zaman kaybetmediğini, vasiyetnamenin yapıldığı tarihte ve sonrasın da akıl sağlığı ve konuşma kabiliyetinin oldukça iyi durumda olduğunu, sadece geçirmiş olduğu rahatsızlık nedeniyle yürüme kabiliyetini yitirdiğini, vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun olarak resmî kurumda düzenlendiğini, vasiyetname düzenlenirken sağlık raporu alındığını, murisin bir denge gözeterek davacılara da mirasından pay bıraktığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "murisin dava konusu vasiyetnameyi yaparken fiil ehliyetine haiz olduğu ve söz konusu işlem ile davacıların saklı paylarının ihlaline sebebiyet verilmediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Adli Tıp Kurumu raporunda vasiyetçi ...'in vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte hukuki ehliyete haiz olduğunun belirtildiği, vasiyetnamenin irade sakatlığı sebebiyle geçersiz olduğu ve imzasının zorla attırıldığı yönündeki davacıların iddialarının dosya kapsamı ile ispat edilemediği, vasiyetnamedeki imzanın vasiyetçiye ait olup olmadığına ilişkin inceleme yapılması yönündeki iddianın ise sahtecilik iddiası kapsamında olduğu, dava dilekçesinde ileri sürülmediği, bilirkişi raporlarında saklı paya tecavüz bulunmadığının tespit edildiği" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak, kat karşılığı inşaat sözleşmesinde murisin imza attığını daha sonra felç geçirdiğini, imza atma yeteneğinin ortadan kalktığını, vasiyetnamede ki imzanın zorla attırıldığını, daha sonra düzenlenen vekâletnamede ise imza atamadığı için parmak bastığını,
2. Mahkemece imza incelemesi yapılmadığını, deliller toplanmadan karar verildiğini, beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, mümkün olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.