Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/509 K.2025/3878

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/509 📋 K. 2025/3878 📅 29.09.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/509 E.  ,  2025/3878 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2846 E., 2024/1677 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/519 E., 2021/305 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılardan ...’nin boşandığını, boşanma kararının 26.03.2019 tarihinde kesinleştiğini, müvekkiline ait olan dava konusu 115 parsel sayılı taşınmazı davalıların kullandığını, taşınmazın tahliyesi için .... Noterliğinin 13.05.2019 tarihinde davalılara ihtarname gönderildiğini ancak sonuç alınamadığını ileri sürerek, el atmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...’in dava konusu taşınmaza el atması bulunmadığını, diğer müvekkili ... yönünden ise davacının taşınmazı tahliye ettirme hakkı olmadığını, taşınmaz üzerinde aile konutu şerhinin bulunduğunu, taşınmazın müvekkilin katkısı ile alındığını ve taraflar arasında mal rejiminin tasfiyesi davasının derdest olduğunu, yargılama sonucunda en kötü ihtimalle taşınmazın 1/2 payının müvekkili adına tescil edileceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden ispatlandığı, davalı ... yönünden ise ispatlamadığı gerekçesiyle, davalı ... aleyhine açılan el atmanın önlenmesi davasının reddine, davalı ... aleyhine açılan el atmanın önlenmesi davasının kabulüne, 115 parsel sayılı taşınmaza davalı ...'un el atmasının önlenmesine, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 39.223,00 TL nispi vekâlet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.080,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun vekâlet ücretine yönelik olarak kabulüne, davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun ise karşı tarafın istinaf nedenleri ile bağlı olarak istinaf talebinde bulunabileceğinden ve katılma yoluyla istinaf sonucu aleyhe karar verilemeyeceğinden reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davalı ... aleyhine açılan el atmanın önlenmesi davasının reddine, davalı ... aleyhine açılan el atmanın önlenmesi davasının kabulüyle 115 parsel sayılı taşınmaza davalı ...'un el atmasının önlenmesine, 39.223,00 TL nispi vekâlet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, 70.520,35 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, taşınmazda aile konutu şerhi bulunduğunu, taraflar arasında görülmekte olan mal rejiminin tasfiyesi davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davalıların istinaf talebinin kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılar vekili lehine takdir edilen vekâlet ücretinin hak ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasında uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.