Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3471 K.2025/3921
7. Hukuk Dairesi 2025/3471 E. , 2025/3921 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1345 E., 2025/346 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/311 E., 2022/374 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; asıl ve birleştirilen davalarda ecrimisil isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl ve brileştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunmaları üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hüküm tarihi itibariyle miktar ve değeri 8.000,00 TL'yi geçmeyen kararların kesin olduğu, buna göre asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl ve birleştirilen davalarda davalı vekili ile birleştirilen davada davacı vekili yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının miktar itibariyle kesin olduğu, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma hakları bulunmadığı gerekçesiyle istinaf dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda bedellerin düşük hesaplandığını, emsal değerlendirmesi yapılmadığını ve davacı Vakıfın harçtan muaf olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl ve birleştirilen davalar olarak ayrı hesaplar yapılmayıp, toplam değere bakılması gerektiğini, bilirkişi raporu ile belirlenen ecrimisil miktarının fazla olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyizi yönünden yapılan incelemede; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı tarafından ıslah ile talep edilen 14.265,00 TL ecrimisil isteminin kısmen kabulü ile 5.101.11 TL ecrimisile hükmedilmiş olup, reddedilen ve temyize konu edilen 9.163,89 TL miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. Açıklanan sebeple davacı vekilinin asıl karara yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
2. Davalı vekilinin asıl ve birleştirilen davaya, davacı vekilinin ise birleştirilen davaya yönelik temyiz istemlerine gelince; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda V-B-1 paragrafında açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
2.Yukarıda V-B-2 paragrafında açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin asıl ve birleştirilen davaya, davacı vekilinin ise birleştirilen davaya yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Temyiz karar harcı tam yatırıldığından davalı taraftan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.