Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/2904 K.2025/3916
7. Hukuk Dairesi 2025/2904 E. , 2025/3916 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/56 E., 2024/53 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili 25.07.2013 ve 15.01.2014 tarihli dava dilekçelerinde özetle; Ankara ili, Haymana ilçesi, ... Köyünde kain 46, 48, 59, 72, 79, 82, 107, 144, 173, 175, 242, 267 ve 274 parseller ile ... Köyünde kain 237, 275, 276, 282, 284, 292, 293, 345, 601, 602, 604, 727, 879, 1108, 1109, 1111, 1211, 1278, 1280, 1283, 1288, 1292, 1350, 1383, 1384, 1450, 1561, 1677, 1685, 1725, 1728, 1732, 1733, 1767, 1922, 1926, 1934, 1989, 1995 ve 2020 parseller ve ... Köyü 698 parsel sayılı taşınmazlarda davalılar ile birlikte müşterek malik oldukları taşınmazı taksim edemediklerinden satış yolu ile paydaşlığın giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.11.2014 tarihli ve 2013/173 Esas, 2014/249 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 04.12.2017 tarihli ve 2016/156 Esas, 2017/9056 Karar sayılı ilâmı ile "....' ye ait eski ve yeni tarihli mirasçılık belgesinde çelişki olduğu anlaşıldığından bu çelişki giderilerek alınacak yeni mirasçılık belgesine göre ... ve ...'nin muris ...'nın mirasçısı olduklarının tespiti hâlinde sağ iseler kendilerinin; ölü iseler mirasçılarının tespit edilip davaya dâhil edilmesi gerekir. Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeden ve taraf teşkili tam olarak sağlanmadan davanın esasının karara bağlanması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazların aynen taksiminin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davalılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ın 2022 yılında öldüğünü, taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini, ilk dava açıldığında davalı olarak gösterilmeyen veya mirasçı olmayan kişilerin dâhili dava dilekçesi ile dâhil edildiğini, taraf teşkili sağlanmadan keşif yapıldığını ve bilirkişi raporları düzenlendiğini, sonradan taraf olan kişilere bilirkişi raporlarının tebliğ edilmediğini, bilirkişi raporlarının hatalı ve eksik olduğunu, 2014 tarihli bilirkişi raporunda 1211, 1278 ve 1280 parsel sayılı taşınmazlara yer verilmediğini, 165 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan evin taşkın olduğunu, taşan kısmın yer aldığı dava dışı taşınmaz sahiplerinin haberi olmadığından gerekli itirazların yapılmadığını, ... ve ... mirasçılarına birleştirilen dava dilekçesinin tebliğ edilmediğini, ...'ın taşınmazlarda payı olmadığını, davacı vekilinin ..., ... ve ... açısından davasını atiye terk ettiğini ancak bunun muvafakate bağlı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birisinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; bir kısım davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bir kısım davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın %011,38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 427,60 TL’nin mahsubu ile bakiyesinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.