Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3232 K.2025/3889
7. Hukuk Dairesi 2025/3232 E. , 2025/3889 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/77 E., 2025/83 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 601, 602 ve 603 parsel sayılı taşınmazları intifa hakkını uhdesinde bırakarak bağış suretiyle, 1774 parsel sayılı taşınmazı ölünceye kadar bakım akdi suretiyle davalı ...'a bakım şartı ile temlik ettiğini; ancak davalının bakım görevini yerine getirmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapusunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2019 tarihli ve 2017/347 Esas, 2019/282 Karar sayılı kararıyla; keşfen saptanan dava değeri üzerinden eksik harcın tamamlanmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.11.2019 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 20.11.2019 tarihli kararının süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince 492 sayılı Harçlar Kanunu′nun 30. maddesine göre eksik harcın takip eden duruşmaya kadar tamamlanmasına imkan verildiği, somut olayda ise eksik kalan harcın tamamlanması için takip eden duruşma tarihi olan 29.05.2019 tarihine kadar davacı tarafa süre tanınması yerine, 2 haftalık süre tanınmak suretiyle Kanun tarafından belirlenen sürenin kısıtlandığı, harcın tamamlanması için takip eden duruşmaya kadar süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 601, 602, 603 ve 1774 parsel sayılı taşınmazların ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile intifa hakkı üzerine alınmak suretiyle davacı ... tarafından davalı ...'a devredildiği, davacı ... tarafından ise davalı tarafından kendisine bakılmadığını, taşınmazların üçüncü kişilere satıldığı iddiasında bulunulduğu, dosya kapsamında dinlenen davacı tanıklarının müteveffa davacı ...'a davalı ... tarafından bakıldığının ve bakılmaya devam edildiğinin beyan edildiği, davalı tanıklarının da aynı yönde beyanda bulundukları, davacı tarafından davanın ispat edilemediği, davalı tarafından ise bakım yükümlülüğünün yerine getirildiğinin hem davacı tanıklarının beyanları hem de davalı tanıklarının beyanları ile ispat edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'un 1980 doğumlu olduğunu ve dava dilekçesinde belirttiği üzere 1993 yılından beri dedesi ...'a bakıyor olmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, davalı ...'un bakım edimi olarak sadece hastaneye getirip götürdüğünü, dinlenen tanık beyanlarına göre bakım görevini davalı tarafından gerçekleştirilmediğinin anlaşıldığını, davalının dedesine bakacak ekonomik gücünün bulunmadığını, davalının dedesini kandırmak suretiyle davaya konu taşınmazları kendi adına temlik ettirdiğini, daha sonra davalı ...'un mal kaçırma gayesiyle muvazaalı olarak diğer davalılara devrettiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının müvekkilleri lehine bozulmasını istemi ile temyiz yasa yoluna başvurmuştur.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, bakım görevinin yerine getirilmemesi nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. TMK’nın 599. maddesi hükmü uyarınca miras, mirasbırakanın ölümüyle ve terekenin açılmasıyla mirasçılarına geçer ve mirasçılar terekedeki mallar (menkul-gayrimenkul) üzerinde bu tarih itibarıyla hak sahibi olurlar. Aynı Kanun’un 640. maddesi hükmü gereğince birden çok mirasçının bulunması halinde mirasın intikaliyle paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Böylece, mirasçılar terekeye el birliği mülkiyeti ile sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Yine aynı Kanun'un 701. maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre el birliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. Bir başka ifadeyle, tereke üzerindeki hak sahipliği ortaklardan tek başına hiçbirine ait olmayıp hak sahibi olan ortaklıktır. Bu yasal düzenlemelere göre miras ortaklığı mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan terekedeki paylar ayrılmaksızın ortaklığa dahil olan mirasçılara aittir. Tereke üzerinde ortaklık devam ettiği sürece mirasçıların terekeye giren mallar (menkul- gayrimenkul) üzerinde somut ve bağımsız payları mevcut değildir.
2. Mirasbırakanın mülkiyet hakkına dayanılan ve terekeye karşı yapılan haksız fiil niteliğindeki davalar dışında terekeye karşı üçüncü kişi konumundaki kişiler aleyhine açılacak ve malvarlığının terekeye döndürülmesi istemini içeren davalarda terekeyi temsil eden tüm mirasçıların bir arada hareket etmek suretiyle davayı birlikte açmaları, ayrıca mirasçılardan birisinin terekeye iade şeklinde dava açması halinde de tüm mirasçıların muvafakatlarının sağlanması, aksi takdirde terekenin atanacak temsilci marifetiyle davada temsil edilmesi ve yürütülmesi gerekeceği tartışmasızdır.
3. Somut olayda; davacı ...'ın 10.07.2020 tarihinde öldüğü, mirasçılardan ... ve ...'ın yargılamaya katıldığı; ancak mirasçılardan ... ve ...'ın ise davayı takip etmedikleri, Mahkemece davayı takip etmeyen mirasçılar hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Eldeki davanın davacısı ...'ın ölümü ile istem, dava konusu edilen taşınmazların terekeye döndürülmesi isteğine dönüştüğünden davada el birliği ortaklığı söz konusudur. Bu durumda, öncelikle mirasbırakanın davaya devam eden mirasçıları dışındaki mirasçılarının davaya katılımlarının ya da muvafakatlarının sağlanması, olmadığı takdirde mirasbırakanın terekesine temsilci atanarak temsilci huzurunda yargılamaya devam edilmesi gerekmekte olup; Mahkemece, değinilen hususun gözardı edilerek taraf teşkili sağlanmadan işin esasına yönelik karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
29.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.