Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/27 K.2025/3901
7. Hukuk Dairesi 2025/27 E. , 2025/3901 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2595 E., 2024/1869 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Küçükçekmece 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/48 E., 2022/174 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar birleştirilen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; müvekkilinin 4 58... parsel sayılı taşınmazda 97588/186013 paya malik olduğunu, taşınmaz üzerinde yapılan aplikasyonda davalının 2,27 m² tecavüzlü inşaatının söz konusu olduğu ve müvekkiline ait taşınmaz üzerinde oldukça geniş bir alanı da öteden beri tır parkı ve otopark olarak kullandığının tespit edildiğini, bu durumun davalıya ihtar edildiğini ancak davalının dava konusu yeri kullanmaya devam ettiğini, herhangi bir ecrimisil bedeli de ödemediğini ileri sürerek davalının taşınmaza vaki haksız el atmasının önlenmesine, taşınmazın boş olarak müvekkiline teslimine, son 5 yıl içinde haksız ve kötüniyetle kullanılan yerlerin ecrimisil bedelinin her dönem sonu itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Davacı vekili birleştirilen davada dava dilekçesinde; asıl dava ile aynı iddia ve taleplerde bulunarak davasını ... Nakliye Ambar İşletmeciliği Ticaret Limited Şirketine yöneltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin Kayseri'de yerleşik bir firma olduğunu, davaya konu yer ile herhangi bir kullanım ve işgalinin söz konusu olmadığını, ilgili fotoğraflarda yer alan işletmenin müvekkiline ait olmadığını, bu nedenlerle müvekkilinin işgal etmediği taşınmazla ilgili ecrimisil ve men'i müdahale davası açılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu 4 58... parselin güncel durumda aktif bir parsel olmadığı, 22/02/20 21... yevmiye numaralı imar uygulamasına tabi tutulduğu, bu yeni uygulama ile 19 44... parsel sayılı taşınmazın oluştuğu ve aktif 19 44... parsel sayılı taşınmazın 7.379, 81... alanlı arsa vasfında olduğu, güncel aktif parselin dava konusu edilen eski pasif parsel dışında ve kuzey doğusunda yer aldığı, yeni imar uygulaması ile davacının hisseli malik olduğu arsanın dava konusu dışında kaldığı, el atma, kal ve ecrimisil bakımından davalıların hukuka aykırı haksız bir fiilin varlığının elzem olduğu, oysaki somut talepler bakımından davalıların herhangi bir hukuka aykırı eylem ve fiilinin bulunmadığı; bilakis idarenin imar uygulaması sonucunda yapmış olduğu idari tasarruflar neticesinde el atma ve taşkın yapı durumunun husule geldiği, keza haksız zilyedin malike karşı ödemesi gereken kötü niyet tazminatı olarak isimlendirilen ecrimisil hususunda ise davalıların haksız kullanımlarının vaki olmadığı, bu sebeple her üç talep bakımından da davacının davalılara nazaran korunması gereken hukuki bir menfaati ya da tercihe şayan bir zilyetliği bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1- İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı vekili ve asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "her dava açıldığı tarihteki hukuki ve fiili durumuna göre belirlenirse de, güncel tapu kaydına göre elatılan alanın davacının maliki olduğu taşınmazın sınırları dışında kaldığı gözetildiğinde, elatmanın önlenmesi ve yıkım talebi yönünden davanın konusuz kaldığı, idarenin imar uygulaması sonucunda yapmış olduğu idari tasarruflar neticesinde taşkın yapı durumu meydana geldiği, birleştirilen davada davalı şirket tarafından tır parkı olarak kullanılan 19 69... lik alan için bunu söyleme olanağının bulunmadığı bu alanın birleştirilen davada davalı Şirket tarafından davacının malik olduğu dönemde tır parkı olarak kullanıldığı, kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı, hal böyle olunca, asıl davanın reddine, birleştirilen davanın ecrimisil talebi yönünden kabulüne, elatmanın önlenmesi ve yıkım talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, birleştirilen davada 19 69... lik alan yönünden yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru görülmediği, davacı taraf vekilinin bu yöne değinen istinaf sebeplerinin yerinde olduğu, asıl ve birleştirilen davada davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunda; elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil talepli davalarda dava değeri bu üç talebin toplamından ibaret olduğundan, her bir talep yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi olanağı bulunmadığı" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmiştir.
Asıl ve birleştirilen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
1-Asıl dava yönünden;
Davanın reddine,
2-Birleştirilen dava yönünden;
a-)Elatmanın önlenmesi ve yıkım talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
b-)Ecrimisil talebinin kabulü ile,
-12/09/2013-12/09/2014 tarihler arası ecrimisil 24.791,91-TL
-12/09/2014-12/09/2015 tarihler arası ecrimisil 27.242,60-TL
-12/09/2015-12/09/2016 tarihler arası ecrimisil 29.118,10-TL
-12/09/2016-12/09/2017 tarihler arası ecrimisil 29.636,25-TL
-12/09/2017-12/09/2018 tarihler arası ecrimisil 34.460,76-TL olmak üzere toplam 145.249,63 TL ecrimisil bedelinin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kesin olmak üzere karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesince karar 19.07.2024 tarihinde kesinleştirilmiştir.
3-Birleştirilen davada davalı ... Nakliye ...Ltd. Şti vekili 11.11.2024 tarihli tashih dilekçesi ile; birleştirilen davanın tarihinin 06.02.2019 olduğunu, davacının bu tarihten geriye doğru 5 yıllık ecrimisil talep ettiğini, bu durumda ecrimisil başlangıç tarihinin en fazla 06.02.2014 olabileceği, ancak Daire kararında 12.09.2013 tarihinden başlatarak ecrimisile hükmedildiğini, maddi hatanın düzeltilmesi yönünde ek karar verilmesini talep etmiştir.
3- Bölge Adliye Mahkemesi’nin 13.11.2024 tarihli ek kararı ile birleştirilen dava davalısının tashih talebinin reddine karar verildi.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; tahsis talepli dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak, hatalı kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davada men'i müdahale, kâl ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen asıl ve 13.11.2024 tarihli ek karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleştirilen davada davalı ... vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ve 13.11.2024 tarihli ek kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.