Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/4043 K.2025/3861
7. Hukuk Dairesi 2025/4043 E. , 2025/3861 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2489 E., 2025/1256 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/242 E., 2023/397 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eşi olan ...'in 10.07.2009 tarihinde vefat ettiğini, murisin terekesinde herhangi bir mal varlığı olmadığı için mirasın gerçek reddi yoluna gidilmediğini, davalı ... Başkanlığının başlattığı icra takibi üzerine murisin terekesinin borca batık olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek; murisin terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; murisin, yöneticisi ve ortağı olduğu ... Gıda Sanayi Ltd. Şti. üzerinden 2006/5. ay - 2007/2. ay arasındaki döneme ilişkin prim vs. kurum alacaklarından ötürü (işsizlik sigortası, damga vergisi vs.) borcu bulunduğunu, terekenin borca batık olabilmesi için ortada hiçbir mal varlığının olmaması gerektiğini, dava dilekçesindeki ifadelerden de anlaşılacağı üzere murisin belirli bir mal varlığı bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... Vergi Dairesi vekili cevap dilekçesinde; mirasçıların zımnen mirası kabul edip etmediklerinin araştırılarak terekenin borca batık olduğunun ölüm tarihi itibarıyla tespiti gerekip vefat tarihinden sonraki hesap hareketlerinin sorgulanması gerektiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
3.Dahili davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; murisin müvekkili şirkete 26.12.2012 tarihi itibarıyla 39.337,61 TL kredi kartı borcu bulunup davacının mirası kabule yönelik herhangi bir işlem yapıp yapmadığının detaylı olarak araştırılması ve mirasın aktif ve pasifleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
"...Murisin vefat tarihi itibariyle adına kayıtlı taşınmaz, araç ve bankalarda hesabı ve bu hesaplara ilişkin bakiye bulunmadığı, herhangi bir mal varlığına rastlanmadığı, davacı murisinden alacaklı olduğu tespit edilen alacaklıların davaya dahil edildikleri, davacının terekenin olağan yönetimi dışında davacının işlem ve eyleminin tespit edilemediği, neticeten davacı murisi ...'in terekesinin borca batık olduğu, en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından reddolunan mirasın iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği,.." gerekçesiyle; davanın kabulü ile, ... TC. kimlik numaralı miras bırakan ...'in ödemeden aczinin açıkca belli olduğu tespit edildiğinden, davacı ... tarafından mirasın reddedilmiş sayıldığının tespitine, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 612. maddesi gereğince terekenin Sulh Hukuk Mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-(b.1) hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili kurum ile davacı arasındaki borcun 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'ndan kaynaklanması nedeniyle iş mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın üç aylık sürede açılmadığını, takip kesinleştikten sonra davanın açıldığını, davacının borcu zımnen kabul ettiğini, mirasbırakan hakkındaki hiçbir icra takibinde aciz belgesi düzenlenmediğini, borca batıklık hâlinin objektif unsurlarla ortaya konulmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; terekenin borca batık olduğu iddiasına dayalı mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.