Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/195 K.2025/3681

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/195 📋 K. 2025/3681 📅 17.09.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/195 E.  ,  2025/3681 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2838 E., 2024/2937 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Terme 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/160 E., 2024/237 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların muris ...’ın mirasçıları olduğunu, murisin dava konusu 35 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 23/384 oranındaki payını 23.10.2012 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalıya devrettiğini, işlemin mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını, davalının sözleşme gereği olan bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, murisin bu şekilde bir sözleşmeyi yapmayı gerektirecek bir durumunun bulunmadığını ve yapılan işlemin bağış olduğunu ileri sürerek taşınmazdaki davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkilleri adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddiaların gerçeği yansıtmadığını, sözleşme konusu edimi yerine getirdiğini, murisin ekonomik durumunun iyi olduğunu ve malvarlığının sözleşmeye konu edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Terme 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.05.2024 tarihli ve 2020/160 Esas, 2024/237 Karar sayılı kararıyla “...ölünceye kadar bakma sözleşmesinin yapıldığı zamanda bakım alacaklısının bakıma muhtaç bir halde olmasının gerekmediği, şu halde salt sözleşmenin yapıldığı tarihte murisin sağlık durumunun iyi olmasının, bakıma muhtaç birisi olmamasının tek başına işlemin muvazaalı olduğunu göstermeyeceği, murisin ölümünden önceki dönemde sağlık durumunun iyi olmadığı, KOAH hastalığı sebebiyle tedavi sürecini geçirdiği, bir süre hastanede yatmak durumunda kaldığı, bahsedilen dönemde kendisi ile davalının ilgilendiği, murisin davalı dışındaki çocuklarına da mirasından pay verdiği, muris ...'ın davaya konu devri yapmaktaki maksadının esasen diğer mirasçılarından mal kaçırmak olmadığı, zira davalı dışındaki çocuklarına da mirasından pay verdiği, ölümünden önceki hastalık döneminde murisle davalının ilgilendiği, murisin davaya konu sözleşme ve devri yapmaktaki maksadının davalıya miras hakkını vermenin yanı sıra vefa borcuna ilişkin olabileceği...” şeklindeki gerekçesiyle davacılar ... ve ... bakımından vaki feragat beyanı nedeniyle davanın reddine; diğer davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın davalarının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 20.11.2024 tarihli ve 2024/2838 Esas, 2024/2937 Karar sayılı kararındaki "...davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı mevcut olup her bir davacı aleyhine verilen hüküm miktarları davacılar 12.192,59 TL (...), 12.192,59 TL (...), 12.192,59 TL (...), 12.192,59 TL (...), 12.192,59 TL (...), 6.096,29 TL (...), 6.096,29 TL (...), 12.192,59 TL (...), 12.192,59 TL (...), 12.192,59 TL (...) olmakla bu değerlerin karar tarihi itibariyle istinaf kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL'nin altında kaldığı, verilen kararın miktar itibariyle kesin nitelikte olduğu..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kesinlikten reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Sözleşmenin muvazaalı olduğunu,
2. Sözleşme ile mal kaçırma amacının güdüldüğünü,
3. Sözleşme edimi olan bakım ve gözetme borcunun yerine getirilmediğini,
4. Murisin davalı ile böyle bir sözleşmeyi yapma ihtiyacının bulunmadığını,
5. Muvazaa araştırması için murisin tüm malvarlığının araştırılmasının gerektiğini,
6. Kararın hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.