Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3042 K.2025/3659
7. Hukuk Dairesi 2025/3042 E. , 2025/3659 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/106 E., 2025/13 K.
2797 sayılı Yargıtay Kanununun 40. ve Yargıtay İç Yönetmeliğinin 18. maddeleri uyarınca yapılan incelemede;
1. 7201 sayılı Tebligat Kanununun "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında; "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıda ki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmü yer almaktadır. Madde burada, iki hali birlikte düzenlemiştir. Bunlardan ilki "adreste bulunmama", diğeri ise "tebellüğden imtina" dır.
2. Muhatabın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesinin birinci fıkrasında; "Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir" hükmü öngörülmüştür.
3. Burada Yönetmeliğin 30. maddesi, tebliğ memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını "tahkik etme" görevini yüklemiştir. Buna göre tebliğ memuru tahkik etmekle kalmayıp, bunu tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu Tebligat Kanununun 23. maddesinin yedinci fıkrası ve Tebligat Yönetmeliğinin 35/f bendi gereğince tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu şekilde, yapılan işlemin usulüne uygun olup olmadığı hakim tarafından denetlenebilir. Muhatabın, tebliğ adresinde ikamet etmekle birlikte, kısa ya da uzun süreli ve geçici olarak adreste bulunmadığının, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde ancak, maddede sayılanlardan, örneğin muhtara imza karşılığı tebliğ edilip, 2 numaralı fişin kapıya yapıştırılması ve komşunun durumdan haberdar edilmesi işlemlerine geçilebilecektir.
4. Yine Tebligat Kanununun “...Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat...” kenar başlıklı 16. maddesinde, “...Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır....” düzenlemesine yer verilmiştir.
5. Aynı şekilde 7201 sayılı Tebligat Kanununun; "...Vekile ve kanuni mümessile tebligat..." kenar başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasında “...Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır..." hükümlerine yer verilmiştir.
Somut olayda;
a. Davalılardan ...’e “... eşi ...”, ...’ya “...yengesi ... ...”, ...’ya “...yengesi ... ...”, ...’ya “...eşi ... ...”, ...’ya “...kızı ....”, ...’e “...oğlu ....”, ...’e “...kardeşi ....” ve ...’ya “...ablası ....” şerhi ile gerekçeli kararların tebliğ edildiği, gerekçeli karar tebliğine ilişkin tebligat parçalarında ismi geçen kişilerin aynı konutta yaşayıp yaşamadığı hususu belirtilmeksizin tebligatların yapıldığı ve yapılan bu tebligatların Tebligat Kanununun 16. maddesine uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
b. Davalılardan ... tarafından (yargılama sırasında) Avukat ...’nın vekil olarak tayin edildiği, vekilin azledildiğine veya istifa ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanılmadığı halde gerekçeli karar tebligatının vekil varken asile yapılmasının usulsüz olduğu görülmektedir.
c. Davalılardan ... ve ...’e yapılan gerekçeli karar tebliği işlemlerinde muhatapların kısa ya da uzun süreli mi gittikleri, komşu ismi, geçici gitmiş iseler tevziat saatlerinden sonra gelip gelmeyecekleri beyan ve bunun tevsik edilmemesi hususlarında eksiklik olmasına rağmen muhtara imza karşılığı tebliğ edilip, 2 numaralı fişin kapıya yapıştırıldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; tarafların bilgilenme hakkının ve buna bağlı olarak hukuki dilenilme ve adil yargılanma hakkının ihlal edilmemesi adına bahsi geçen davalılara gerekçeli karar tebligatının 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca yöntemine uygun bir biçimde yapılması ve yasal temyiz süresinin de beklenerek tebligat evraklarının dosya arasına konulması sonrasında dosyanın temyiz incelemesi için Dairemize gönderilmesi gerekir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren Mahkemeye GERİ ÇEVRİLMESİNE,
16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.