Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3120 K.2025/3428
7. Hukuk Dairesi 2025/3120 E. , 2025/3428 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/617 E., 2022/547 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 2945 ada 13 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 7 adet bağımsız bölüm bulunan binanın yer aldığını, paylı ve elbirliği mülkiyeti hükümlerine tâbi ortaklığın yönetimi konusunda anlaşamadıklarını ileri sürerek, öncelikle taşınmaz üzerindeki ortaklığın aynen taksim yolu ile mümkün olmaması hâlinde satış yoluyla giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Bir kısım davalılar yargılama aşamasındaki beyanlarında, taşınmaz üzerindeki ortaklığın ivaz ilavesiyle ve aynen taksim yolu ile giderilmesine, bununla birlikte satışa yönelik ihalenin paydaşlar arasında yapılmasına karar verilmesini istemişlerdir.
2. Davalılardan ... beyan dilekçesinde, dava konusu taşınmazın satışının paydaşlar arasında değil 3. kişlerin de katılımı ile yapılmasını istediğini belirtmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.11.2011 tarihli ve 2009/3130 Esas, 2011/2850 Karar sayılı kararı ile; "...davanın kabulüne, dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine, satışın öncelikle paydaşlar arasında açık arttırma ile yapılmasına..." karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 17.05.2021 tarihli 2018/3725 Esas ve 2021/3221 Karar sayılı ilâmında; "...mahkemece davanın kabulü ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, satış bedeli üzerinden alınacak harç oranı ve taraflardan ne şekilde tahsil edileceği açıkça belirtilmeden hüküm kurulması doğru görülmediği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine, satış bedeli, karar harcı, diğer yargılama giderlerinin paydaşlara tapudaki ve mirasçılık belgesindeki payları oranında aidiyetine, taraflar arasında tapu ve veraset ilamındaki hisseleri oranında dağıtılmasına..." karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
a.Yargılama aşamasında müvekkiller adına satışın paydaşlar arasında yapılmasının talep edilmesine karşın, bu yönde kabul verilmediğini,
b.Önceki malikten hisseyi devralan ...'nın paydaşlar arasındaki satışa itirazının taleplerini engelleyici bir etkisinin bulunmadığını,
c.Mahkemece verilen ilk hükümde satışın paydaşlar arasında yapılmasına karar verildiğini, Yargıtay bozma ilâmında bu hususa yönelik bozma yapılmadığını, usuli kazanılmış hakkın oluştuğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde;
a. Aynen taksimin mümkün olduğunu,
b....'nın hissesini önceden satmış olmasına ve daha sonra ölmesine rağmen karar başlığında ismine yer verildiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, paydaşlardan davalı ...'nın satışın paydaşlar arasında yapılmasına muvafakat etmediği gözetildiğinde, satışın umuma açık (genel) açık arttırma ile yapılacağının anlaşılmasına göre; davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın % 011,38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiyesinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, davacıdan onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/III-2. bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
08.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.