Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/2798 K.2025/3430

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2798 📋 K. 2025/3430 📅 08.09.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/2798 E.  ,  2025/3430 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1148 E., 2025/1105 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/432 E., 2025/151 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Samsun ili, İlkadım ilçesi, ... Mahallesi, 3287 ada 9 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduklarını, dava konusu taşınmazın hisselerinin davacılara ve kardeşlerine muris anneleri ... 'dan kaldığını, söz konusu dairelerin ve dükkanın davacının bilgi ve rızası dışında davalılar tarafından 10 yılı aşkın süredir kullanıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL ecrimisil bedelinin alacağın doğduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmazın Samsun 1. Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunun 2021/42 Esas sayılı satış dosyası üzerinden yapılan açık arttırma kapsamında 25.11.2022 tarihinde ihaleye çıkartıldığını ve dava konusu taşınmazın tam payının davalılardan ... tarafından satın alındığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacıların muhtesattaki pay oranının % 13,0183 olarak tespit edildiğini, taşınmazın üzerinde bulunan 3 adet dairenin yıllarca boş kaldığını ve hiçbir zaman kiraya verilmediğinden kira geliri elde edilmediğini, dava konusu fırın ve bakkal yönünden itiraz etmeyerek zımnen kullanıma onay veren davacıların işbu dava ile davalılardan ecrimisil talep etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin18.03.2025 tarihli ve 2023/432 Esas, 2025/151 Karar sayılı kararı ile "... taraflar arasında muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkin davanın Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/264 Esas sayılı dosyasından yapılarak yargılama sonucu 2017/203 Karar sayılı kararın verildiği, davacılardan ...'ın istinaf aşamasında, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 2017/1369 Esas sayılı dosyasına sunduğu 21.04.2017 tarihli istinaf dilekçesinde davayı kabul ettiği, ecrimisil istemine konu taşınmazların davalılar tarafından meydana getirildiğini ve davalılara ait olduğunu yönünde beyanda bulunduğu, bu nedenle eldeki davada ecrimisil talep etmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu... binanın zemin katında bulunan fırının davalı ..., zemin katta bulunan dükkan ile diğer katlarda bulunan meskenlerin davalı ... tarafından kullanıldığı, davacı ...'ün kullanma isteğini davalılara bildirdiği, intifadan men şartının yerine getirildiği, davalıların davacı ...'ün payını ödediğini ispatlayamadıkları..." gerekçesiyle "...davanın davacı ... yönünden reddine, davacı ... yönünden kabulü ile 13.544,46 TL ecrimisil bedelinin...davalı ...' dan alınarak davacı ...'e verilmesine, 20.704,92 TL ecrimisil bedelinin ....yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'e verilmesine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılardan ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.05.2025 tarihli ve 2025/1148 Esas, 2025/1105 Karar sayılı kararı ile "...davacılar aleyhine verilen hüküm miktarının 34.249,38 TL (...'ın reddedilen dava değeri ıslah değere göre) olduğu, bu değerlerin karar tarihi olan 18.03.2025 tarihi itibariyle istinaf kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kaldığının anlaşıldığı..." gerekçesiyle "...davacılardan ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 ve 352/1 hükümleri gereğince kesinlikten reddine...." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde;
1.Müvekkil hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddi kararının gerekçesinin hatalı olduğunu, gerekçede yer verilen 21.04.2017 tarihli dilekçenin hiçbir yerinde müvekkilinin davayı kabul ettiğine dair beyanının bulunmadığını,
2. Kardeşlerin isimleri birbirine yakın olduğundan Mahkemece isimlerin karıştırılmış olabileceğini,
3. Ortaklığın giderilmesi davasında İlk Derece Mahkemesince verilen kararda müvekkilin muhdesatta payı olduğu tespitinin yapıldığını ve bu tespitin bağlayıcı olduğunu,
4. Bölge Adliye Mahkemesinin müvekkil talebi yönünden işin esasına girerek karar vermesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 44. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'a eklenen ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde hükmü uyarınca, 362. maddedeki parasal sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı belirtilmiştir.
04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'un "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanun'un Resmî Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
6100 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulanma" kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmü gereğince, parasal sınırlara ilişkin yapılan bu değişikliğin, kanunun yürürlük tarihinden itibaren uygulanacağı, tamamlanmış işlere ise uygulanma imkânının bulunmadığı kuşkusuzdur.
Tüm bu açıklamalara göre eldeki davada; İlk Derece Mahkemesince kararın 18.03.2025 tarihinde, Bölge Adliye Mahkemesince nihai kararın 07.05.2025 tarihinde verildiği ve bu tarih itibariyle usul işlemlerinin tamamlandığı, 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la getirilen davanın açıldığı tarihteki parasal sınırların uygulanacağına ilişkin düzenlemenin 04.06.2025 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, yeni düzenlemenin eldeki davaya uygulanma imkânının bulunmadığı, kesinlik sınırının tespitinde İlk Derece Mahkemesi kararının verildiği 2025 yılındaki istinaf kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL değerindeki parasal sınırın esas alınması gerektiği, davacı tarafından ıslahla belirlenerek, mahkemece reddedilen ve temyize konu edilen ecrimisil bedelinin 34.249,38 TL olduğu, bu bedelin karar tarihindeki istinaf kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; dava değeri olan 34.249,38 TL'nin kararın verildiği 2025 yılı itibariyle istinaf kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında olduğu için, istinaf isteminin kesinlikten reddine karar verilmiş, davacılardan ...'in bu kararı temyizi üzerine Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından hüküm onanmıştır.
24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 44. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'a eklenen ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde hükmü uyarınca, 362. maddedeki parasal sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı belirtilmiştir.
04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'un "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanunun Resmi Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Somut olayda; davanın açıldığı 2023 yılında istinaf sınırı 17.830,00 TL'dir. 6100 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulanma" kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmünün, bu değişikliğin yapıldığı tarihten sonraki kararlara uygulanabilirliği görüşüne katılmak mümkün değildir. Zira, paranın alım gücündeki düşüşte gözetilerek davanın her iki tarafı için de güvence olan üst yargı denetimini sağlamak amacıyla, maddenin değişiklikten önceki ilk metniyle ilgili Anayasa Mahkemesi tarafından hak arama özgürlüğü temel amaç olmak üzere iptal kararı verildikten sonra, kanun koyucu tarafından hüküm tarihi yerine dava tarihini öncelenmiş ve mevcut değişiklik yapılmıştır. Bu göz ardı edilemez bir gerçektir. Yürürlük tarihinden önceki kararlar yönünden tamamlanmış işlem yorumu yapmak, hak arama özgürlüğünü zedeleyen, hakkın özünü yargısal denetimden uzak tutan bir yaklaşımdır. Yargısal uygulamalarla açığa çıkan "kazanılmış hak" ilkesini, mevcut değişiklikle daha adil ve sağlıklı sonuçlar elde edilmesine vesile olabilecek üst mahkeme denetiminin önüne almak, hak arama özgürlüğünün sınırlandırılmasıdır ve adalete güven temel kuramını da etkilemektedir. Dairemiz tarafından denetim yapıldığı tarih itibariyle 6100 sayılı Kanun'un parasal sınırlara ilişkin Ek 1. maddesinin 2. fıkrası yürürlüktedir. Bu itibarla, temyiz incelemesinin de yürürlüğe girmiş bu kanun maddesine göre "dava tarihi" esas alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir.
Açıklanan gerekçeyle, miktar yönünden dava tarihi itibariyle istinaf incelemesi mümkün hâle geldiği için Bölge Adliye Mahkeme kararının işin esasının incelenmesi yönünde bozulması gerekirken, yazılı gerekçeyle onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.