Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/2749 K.2025/3412

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2749 📋 K. 2025/3412 📅 08.09.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/2749 E.  ,  2025/3412 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/449 E., 2025/158 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 5927 ada 5 parselde paydaş malik olduğunu, diğer paydaşın davalı ...'a 23.03.2010 tarihinde pay sattığını, müvekkiline bilgi verilmediğini, müvekkilinin ön alım hakkını kullanmak istediğini belirterek, satılan payın müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazdaki payını satmış olduğundan aleyhine tapu iptali ve tescil davası açılamayacağını belirterek, davanın husumet yönünden reddini savunmuştur.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, müvekkilinin satın aldığı bölümün diğer davalı ...’a ait olduğunu, davacı ile kardeşlerinin ...'ın kullanımına sessiz kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.04.2014 tarihli kararıyla, taşınmazda fiili taksim bulunması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 04.05.2016 tarihli kararıyla; davacılar murisi ... ile davalıya pay satmış olan ... arasındaki paydaşlığın imar uygulaması ile oluştuğu, davalı ...'ın taşınmazda imar uygulaması öncesinden beri aynı yeri ev yapmak suretiyle kullandığı ve yine ev olarak bu kısmı davalıya sattığı, fiili taksim savunmasının kabul edilebilmesi için imar öncesi ve sonrasında fiilen taksime uygun şekilde kullanımın devam etmesi gerektiği ancak taşınmazda davacı tarafından fiilen kullanılan bir yer olmadığı, dosya kapsamında fiili taksime ilişkin bir bulguya rastlanmadığı, bu durumda fiili taksimin gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 14.01.2020 tarihli kararıyla, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalı ... yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden açılan davanın kabulü ile; 5927 ada 5 parsel numaralı taşınmazdaki davalı ... adına kayıtlı olan 41353/62574 payın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, ön alım bedeli olarak depo edilen 30.698,30 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde davalı ...'a ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairemizin 18.01.2022 tarihli kararıyla; Mahkemece denetime elverişli şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, resmî senette yazılı satış bedeli ile tapu masrafı toplamı olan 30.698,30 TL'nin ön inceleme tarihi olan 28.12.2012 tarihinden bilirkişi incelemesi yapılan tarihe kadar nemalandırılması hâlinde ulaşacağı değer belirlenerek, bu miktardan depo edilen ve bankada mevcut bulunan (nemalı veya nemasız) miktar çıkarılarak aradaki farkın da depo edilen ön alım bedeline ilavesi suretiyle karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiş, sair temyiz itirazları reddedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyulmak suretiyle, davalı ... mirasçıları yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden açılan davanın kabulü ile 14666 ada 2 parsel numaralı taşınmazdaki davalı ... adına kayıtlı olan 14395/40246 payın tapu kaydının iptali ile bu payın davacı adına tesciline, depo edilen 504.878,86 TL'nin nemaları ile birlikte karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde davalı ...'a ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş, satış bedeline ilişkin nemalandırmanın yalnızca faiz getirisi üzerinden yapılması yerine güncellenmiş değer belirlenmek suretiyle yapılması doğru değil ise de, temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni sayılmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.