Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/5161 K.2025/3105

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5161 📋 K. 2025/3105 📅 18.06.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/5161 E.  ,  2025/3105 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2898 E., 2024/1966 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/637 E., 2022/278 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin vasiyetname düzenleyen murisin tek çocuğu ve mirasçısı olduğunu, annesinin vasiyetname düzenleyerek terekesinin tamamını davalıya bıraktığını, müvekkilinin saklı payının ihlal edildiğini, vasiyetnamenin mirasbırakan tarafından okunmadığını, yine vasiyetnamede tanıkların beyanlarının yer aldığı sayfa yerine devam eden sayfada imzalarının bulunduğu, vasiyetnamede geçen bağımsız bölümün vasiyetname düzenleme tarihinden çok sonra 27.09.2018 tarihinde davalıya satıldığını, vasiyetname ile bağdaşmayan tasarrufun mevcut olduğunu, vasiyetin ortadan kalktığını belirterek vasiyetnamenin iptaline, mahkeme aksi kanaatte saklı payını aşan nitelikte tasarrufta bulunulduğundan tasarrufların tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının dilekçesinde belirtmiş olduğu hususların vasiyetnamenin iptalini gerektirecek hususlar olmadığının sabit olduğunu, müvekkilinin bu taşınmazı 27.02.1992 tarihinde dava dışı bir malikten parasıyla satın aldığını, 2002 yılına gelindiğinde davalının güvenilir birisi olarak ablasına devrettiğini, murisin yaşlandığını gerekçe göstererek vasiyetnamede geçen evi yine satış gibi göstererek asıl sahibi olan müvekkili üzerine geçirdiğini, vasiyetnamede muris adına ait bulunan tüm hesaplardaki parasını da müvekkiline bıraktığını, muris boşandıktan sonra tüm ihtiyaçlarının kesintisiz olarak müvekkili tarafından görüldüğünü, müvekkilinin emekli maaşının 2010 yılından 2018 yılı Ekim ayına kadar murisin hesabına yattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; murisin daha önce vasiyetname ile davalıya bıraktığı taşınmazı sonrasında satış suretiyle davalıya devrederek taşınmazı davalıya verme iradesini sağlamlaştırmış olduğu, vasiyetnamenin vasiyet eden tarafından okunduğu, şekil yönünden de usulüne uygun düzenlendiği, ayrıca vasiyetnameye konu taşınmaz davalı adına kayıtlı bulunduğundan vasiyetnamenin şeklen incelenmesinin de hukuki bir yararının kalmadığı gerekçesiyle vasiyetnamenin iptali davasının reddine, taraflar arasında muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasının sonucu tenkis davasını etkileyeceğinden tenkis talebi yönünden davanın tefrikine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
Davacı vekili tarafından hükmün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; tefrik kararı verilmesinin ve işbu dosyada davanın reddi ile vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin yasal olmadığını, ortada vasiyet iradesi olmayıp iddia edilen muvazaalı işlemin düzeltilebilmesi için yapılmaya çalışılan yeni bir muvazaalı işlem olduğunu, vasiyetnamenin mirasbırakan tarafından okunmadığını, tanıkların beyanlarından sonra başka bir sayfaya imza atmış olmalarının işlemde birlik prensibine aykırılık teşkil ettiğini, vasiyetname tanığının muris muvazaasına dayalı açılan davadaki beyanlarının dikkate alınmadığını, belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.