Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/2066 K.2025/3076

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2066 📋 K. 2025/3076 📅 18.06.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/2066 E.  ,  2025/3076 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/120 E., 2024/217 K.
Taraflar arasındaki kadastral parselin ihyası davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 27.11.2024 gün ve 2024/3181 Esas, 2024/5282 Karar sayılı ilâmı ile düzeltilerek onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen hususlar daha önce temyiz nedeni yapılmıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay bozma ilâmı uyarınca bozmaya uygun olarak verilen mahkeme kararı gerekçesine göre, ilâmımız usul ve yasaya uygun olup, düzeltilmesini gerektirir bir neden bulunmadığından, HUMK’un 440. maddesindeki nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, HUMK’un 440. maddesinde öngörülen hususlardan hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE,
Aynı Kanunun 442/son ve 4421 sayılı Kanunun 2 ve 4/b-1 maddeleri delaletiyle takdiren, 3.605,00 TL para cezasının düzeltme isteyenlerden tahsiline, ret harcı davalıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,18.06.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
1.Karar düzeltme talebi kadastral parselin ihyâsına ilişkindir. Davacı vekili dava konusu taşınmazın imar uygulamasına tabii tutulduğunu, imar uygulamalarının idari yargıda iptal edildiğini ve iptal kararının kesinleştiğini ileri sürerek kadastral parselin ihyâsını talep etmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince (İDM) davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizce 03.05.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu'na 14.02.2020 tarihli ve 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 7. maddesiyle eklenen ek fıkra gerekçe gösterilmek suretiyle uyuşmazlığın idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiği belirtilerek davanın reddedilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulması yönünde hüküm kurulmuştur. İDM'ce bozma kararı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş, anılan hüküm Dairemizce düzeltilerek onanmış, bu karara karşı yapılan karar düzeltme talebi ise Dairemizin Sayın Çoğunluğuca reddedilmiştir.
3.Sayın Çoğunlukla aramızda oluşan uyuşmazlık 20.02.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren ek fıkranın yürürlük tarihinden geriye yürütülüp yürütülemeyeceği, buradan hareketle anılan hükme dayalı gerekçe ile davanın reddedilip reddedilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
4.Anayasa’nın 35. maddesinde mülkiyet hakkı güvence altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihadına göre mülkiyet hakkı “ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını” kapsamaktadır (AYM, E.2022/105, K.2023/54, 22/03/2023, §19).
5.Anayasa’nın 36. maddesinde “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” denilmek suretiyle hak arama özgürlüğü güvence altına alınmıştır. Hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından biri de mahkemeye erişim hakkıdır. “Mahkemeye erişim hakkı, hukuki bir uyuşmazlığın bu konuda karar verme yetkisine sahip bir mahkeme önüne götürülmesi hakkını da kapsar. Kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı kendisini savunabilmesinin ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin, zararını giderebilmesinin en etkili ve güvenceli yolu yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesidir. Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkının tanınması hak arama özgürlüğünün ön koşulunu oluşturur” (AYM, E.2018/99, K.2021/14, 3/3/2021, § 21). Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28/4/2023 tarihli ve E. 2021/5, K. 2023/2 sayılı kararında da açıkça ifade edildiği üzere “Davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak kişiye mahkemeye erişim imkanının tanınması gerekir (YİBBGK, s. 23-24).
6.Öte yandan Anayasa'nın 2. maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ilkesi uyarınca kanun hükümleri kural olarak yürürlüğünden sonraki olay ve olgulara uygulanabilir. Kanun hükümlerinin yürürlükten önceki olay ve olgulara uygulanabilmesi için bu hususta açık bir hükme yer verilmesi gerekir.
7.Davacı ile davalılar arasındaki uyuşmazlık ... tarafından yapılan imar uygulamalarına dayalıdır. Davacı söz konusu parselasyon işleminin kendi taşınmazı yönünden idari yargı yerlerince iptal edilmesi üzerine eldeki davayı 24.11.2000 tarihinde açmış olup uyuşmazlığın dava tarihindeki mevzuata göre sonuçlandırılması gerekmektedir. Buna göre söz konusu uyuşmazlıklarda idareye başvuru yolunu öngören ek fıkra 06.09.2018 tarihinde yürürlükte olmadığından anılan fıkra geriye yürütülerek davacının davasının adli yargıda görülemeyeceğine hükmedilmesi, hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.
8.Açıklanan nedenlerle anılan ek maddeye dayalı olarak idareye başvurulması gerektiğine ilişkin gerekçe ile karar düzeltme talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken Dairemizin Sayın çoğunluğunun ret kararına iştirak edilememiştir.