Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3973 K.2025/3087

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3973 📋 K. 2025/3087 📅 18.06.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/3973 E.  ,  2025/3087 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/440 E., 2024/846 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yumurtalık Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/47 E., 2020/80 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın 1966 yılında tapuda davalıların murisi ... adına tescil edildiğini ve ... 'ın 1975 yılında vefat ettiğini, davacının murisi ...'in davalıların murisinden bu taşınmazın 14.000,00 m²'sini haricen satın aldığını, taşınmaza zilyet olduğunu ve ölünceye kadar da kullandığını, muris ...'in vefatından sonra mirasçıları arasında yapılan rızai taksim sonucu taşınmazın davacıya bırakıldığını ve o günden bugüne kadar malik sıfatıyla kullandığını, davalıların 1967 yılından bu güne kadar taşınmaz üzerinde zilyetliklerinin olmadığını ileri sürerek; dava konusu taşınmazdaki hisselerden davacının kullanımına isabet eden miktar kadar kısmının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dava konusu taşınmazın tamamının davalılar murisi ... adına tespit gördüğü, 30.06.2015 tarihinde ise davalı mirasçılar adına intikal gördüğü; mahallinde icra edilen keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre, dava konusu taşınmazın yasal olarak aranan yirmi yıldan fazla şekilde, nizasız ve malik sıfatıyla önce davacıların murisi ... zilyetliğinde kaldığı, ...'in vefatıyla da taksim neticesinde davacı ... tarafından kullanılageldiği, davalılar murisinin vefatından yasa hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği tarihe kadar yirmi yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolduğu, dava konusu taşınmaz mirasçılar adına intikal görmüş ise de intikalin yirmi yıllık kazanma süresinin tamamlandığı 2011 yılından sonra gerçekleştiği" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...güncel Yargıtay uygulamasında Anayasa Mahkemesince yürürlüğün durdurulmasına ilişkin kararın verildiği 17.03.2011 tarihine kadar hak sahipleri yararına kazanma koşulları oluşmuş, malik 20 yıl önce ölmüş ve 20 yıllık kazanma süresi de dolmuş ise bu tür hak sahiplerinin de dava açma yönünden kazanılmış haklarının olduğu yönündeki kabulden son tarihli kararlarla dönüldüğü, dava konusu taşınmazın, davacının zilyetliğinin başlangıcı olarak beyan ettikleri 1967'li yıllarda kesinleşmiş bir tapu kaydı bulunsa da güncel Yargıtay kararlarında halihazırda tapunun ilk maliki ... mirasçılarının taşınmazda hissedar olmaları nedeniyle taşınmazın bu şekilde ölüm nedenine dayalı olarak zilyetlikle kazanılması mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğine” değinilerek davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, kazanılmış haklarının gözetilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/2 hükmünde belirtilen “ölüm” nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hâllerden biri de 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmündeki düzenlemelerdir.
4721 sayılı Kanun'un 713. maddesinin 1. fıkrası; “tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak 20 yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir ” düzenlemesini,
2. fıkrası: “aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya 20 yıl önce ölmüş ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” düzenlemesini ihtiva etmektedir.
4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmünde yer alan üç hâlden biri olan “ölmüş” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 tarihli ve 2009/58 Esas, 2011/52 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiş ise de Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarında ve uygulamada Anayasa Mahkemesince yürürlüğün durdurulmasına ilişkin kararın verildiği 17.03.2011 tarihine kadar hak sahipleri yararına kazanma koşulları oluşmuş, malik 20 yıl önce ölmüş ve 20 yıllık kazanma süresi de dolmuş ise bu tür hak sahiplerinin de dava açma yönünden kazanılmış haklarının olduğu kabul edilmektedir.
Bölge Adliye Mahkemesince: “dava konusu taşınmazın, davacının zilyetliğinin başlangıcı olarak beyan edilen 1967'li yıllarda kesinleşmiş bir tapu kaydı bulunsa da güncel Yargıtay kararlarında, AYM’nin yürürlüğün durdurulmasına ilişkin kararının verildiği 17.03.2011 tarihine kadar hak sahipleri yararına kazanma koşullarının oluştuğu, tapu kayıt malikinin 20 yıl önce öldüğü ve 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolduğu durumlarda kazanılmış hakkın bulunduğu görüşünden dönüldüğü, kayıt maliki ... mirasçılarının taşınmazda hissedar olmaları nedeniyle taşınmazın bu şekilde ölüm nedenine dayalı olarak zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de Anayasa Mahkemesinin iptal kararına kadar olan sürede kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolması halinde mülkiyetin geçebileceği istikrarlı yargısal içtihatlarla ortaya koyulmuştur.
Somut olayda davacı ve murisi lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının gerçekleştiği dosya kapsamıyla sabittir. Hal böyle olunca davacının kullandığı alan dikkate alınarak ve toplam taşınmaz miktarına uygun şekilde paya yönelik olarak tapu iptali ve tescile karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
713/2 ölüm sebebine dayalı eldeki davanın açıldığı tarihte yürürlükte olmayan yasa maddesine dayalı olarak açılan davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken farklı gerekçe ile verilen ret kararı sonuç itibariyle doğru olduğundan gerekçe düzeltilerek onama düşüncesindeyiz.