Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/2322 K.2025/3108

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2322 📋 K. 2025/3108 📅 18.06.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/2322 E.  ,  2025/3108 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/339 E., 2025/604 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/45 E., 2023/273 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesini kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında ölünceye kadar bakma sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşme doğrultusunda davacının maliki olduğu ... ada ... parsel sayılı bağımsız bölümün 1/2 hissesinin davalıya devredildiğini ancak davalı tarafından davacının bakım ve gözetiminin sürekli bir biçimde ihmal edildiğini, sözleşmenin devamının çekilmez hâle geldiğini belirterek ölünceye kadar bakım sözleşmesinin feshini, davaya konu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ölünceye kadar bakım sözleşmesinin davacının kusurlu davranışları neticesinde yerine getirilemediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacı tarafından bakım borcunun davalının kusuru ile yerine getirilemediğinin ispat edilemediği, tarafların ayrı yaşadıkları, davalının bu ifadan kaçınmasının haklı sebeplere dayandığı gerekçesiyle davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davalı yararına kanunda öngörülen irat bağlanması koşullarının oluştuğu gerekçesiyle 6098 sayılı TBK’nın 617/2. maddesi gereğince davacı bakım alacaklısı için ömrü boyunca aylık 5.000,00 TL gelir bağlanmasına, bağlanan bu gelirin her yıl TÜFE oranında artırılmasına, hükmedilen bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
Davacı vekili tarafından hükmün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 04.12.2023 tarihli ve 2023/1796 Esas, 2023/2157 Karar sayılı ilâmında özetle; her ne kadar davalı ile davacı arasında bakım ilişkisi bulunsa da aynı zamanda davacı ile davalının imam nikahı ile birlikte yaşadığı, davalının çektiği görüntülerin davacının izni ve rızası olmadan çekildiği, hukuka aykırı olarak elde edilmesi nedeniyle delil vasfında olmadığı, davalı bakım yükümlülüğünü haklı bir neden olmaksızın yerine getiremediğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak davanın kabulüne karar vermiştir
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
Davalı vekili tarafından hükmün temyizi üzerine Dairemizin 03.12.2024 tarihli ve 2024/530 Esas, 2024/5433 Karar sayılı ilâmında özetle; davacı tarafından bakım borcunun davalının kusuruyla yerine getirilmediğinin ispatlanamadığı, taraflar arasında gerçekleşen olaylar ve dinlenen tanık beyanlarından, bakım yükümlülüğünün bir arada yaşamak suretiyle yerine getirilme imkanının bulunmadığı anlaşıldığından tarafların sosyal, ekonomik ve mali durumları araştırılarak Türk Borçlar Kanunu'nun 614. maddesi hükmü uyarınca davacı yararına uygun bir irat bağlanması yönünde bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına oy çokluğuyla karar vermiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; taraflar arasında gerçekleşen olaylar ve dinlenen tanık beyanlarından bakım yükümlülüğünün bir arada yaşamak suretiyle yerine getirilme imkânının bulunmadığı, davacı tarafça sözleşmenin davalının kusuruyla tamamen ifa edilemez hâle geldiğine ilişkin iddianın da ispatlanamadığı, aksine tarafların ayrı yaşamalarının davalı açısından nesnel ve haklı sebeplere dayandığının delillerle sabit olduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine; tarafların sosyal ekonomik durumları, davacının yaşı, ihtiyaçları ve taşınmazın değeri dikkate alınarak davacı yararına aylık 5.000,00 TL irat bağlanmasına karar vermiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; ölene kadar bakım akdine konu edimlerin yerine getirilmediği, davalının konutu ve müvekkili terk ettiği tanık anlatımları ve diğer deliller ile sabit olduğundan tapu iptal talebinin kabulü gerektiğini, talep olmadığı hâlde irat bağlanmasına karar verilmesinin doğru olmadığını, belirlenen iradın dava tarihi itibariyle brüt asgari ücret üzerinden belirlenmesi gerektiğini, iradın her yıl TÜFE oranında arttırım hükmünün istinaf mahkemesi kararında değerlendirilmediğini, temyiz mercii aksi kanaatte ise iradın, aylık 10.000,00 TL oranında belirlenerek tüfe oranında arttırılmasını istediklerini, belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin feshi ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
6098 sayılı TBK'nın 617. maddesinin son fıkrasına göre; “Hâkim, sözleşmenin önel verilmeksizin feshini yerinde bulabileceği gibi, taraflardan birinin istemiyle veya kendiliğinden, aile topluluğu içinde yaşamalarına son vererek, bakım alacaklısına ömür boyu gelir bağlayabilir.”
Uyuşmazlığın değinilen TBK'nın 617. maddesinin son fıkrası uyarınca çözüme bağlanması, bakım yükümlülüğünün bir arada yaşamak suretiyle yerine getirilmesi imkânının ortadan kalktığı ya da büyük ölçüde sınırlandığı hâller için düşünülmelidir. Bunun yanı sıra, takdir edilecek irat, yanların özel ve ekonomik durumlarına uygun ve adil olmalıdır.
Bilindiği üzere, ölünceye kadar bakma akdinin kaydıhayat ile irat ilişkisine çevrilmesinde, ölünceye kadar bakanın mevcut borcu yerine bu edimlerin para ile değeri geçer. Sözleşmede ölünceye kadar bakanın borcu özel olarak belirlenmediğinden, bu borcun kapsamını belirlemede 6098 sayılı TBK'nın 614. maddesi hükmü esas alınmalıdır. Bu hükme göre alacaklı, borçlunun ev topluluğuna girer; ayrıca borçlu olduğu malların kıymetine ve alacaklının evvelce haiz olduğu sosyal mevkiye göre hakkaniyetin gerektirdiği şeyleri, özellikle münasip gıda ve elbise vermeye, hastalığında gerekli ihtimam ile bakmaya ve hekim getirmeye mecburdur. Bu nedenle Mahkemenin tahsis edilecek aylık irat miktarını tespit için bilirkişi marifetiyle, devredilen taşınmazların değerini, getireceği aylık geliri ve alacaklı davacının önceki sosyal mevkilerini göz önünde tutarak hakkaniyet üzere davalının yerine getirmekle yükümlü olduğu birlikte konut, beslenme, giydirme ve görüp gözetme edimlerinin kapsam ve parasal değerini belirlemesi gerekir.
Ne var ki; Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilâmına uyulmasına rağmen irat bağlanması hususunda yeterince inceleme ve araştırma yapılmamıştır.
Yukarıda açıklanan ilkeler ve açıklamalar doğrultusunda tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının zabıta aracılığıyla araştırılması, malvarlıklarının belirlenmesi, davalının belirli bir gelirinin olup olmadığı, dava konusu taşınmazlar dışında taşınmazı bulunup bulunmadığı, bağlanacak iradın sosyo-ekonomik durumuna göre yeterli olup olmayacağının, bilirkişi düşüncesine başvurularak saptanması ve sonuçta davacı yararına sosyo-ekonomik durumuna göre aylık irat bağlanması gerekmektedir.
Bu nedenle; eksik inceleme ile takdiri olarak belirlenen irat miktarına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,
Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgilisine iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi.
G E R E K Ç E D E K A R Ş I O Y
Önceki muhalefet gerekçeleri ile hükmün bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan farklı gerekçe ile bozma görüşündeyim.