Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4906 K.2025/3074
7. Hukuk Dairesi 2024/4906 E. , 2025/3074 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3304 E., 2024/1467 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/329 E., 2023/348 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili; müvekkilinin ... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, davalı Şirketin dava dışı kişilerden hisse satın aldığını, taşınmaz satın alınırken bedelde muvazaa yapıldığını belirterek, ön alım hakkına dayalı olarak davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili; dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğunu ve davacı tarafın muvazaa iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile imar uygulaması sonucunda oluşan tapu kayıtlarında davacının taşınmazda hissedar olmadığı gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Müvekkili tarafından ön alım hakkının yasal süre içinde kullanıldığını, davanın taşınmazların fiilen bölündüğü gerekçesiyle İlk Derece Mahkeme kararının reddedildiğini,
2. Davanın açıldığı tarihten bu yana müvekkilinin taşınmazın hissedarı olduğunu,
3. 21.12.2023 tarihli duruşmada belirttikleri gibi müvekkilinin hayvancılık faaliyetine getirilen yasal zorunluluk nedeniyle babadan miras kalan hakkını kardeşine devrettiğini,
4. Tapu kaydında müvekkilinin hissedar olduğunun ölen kardeşi ...’den miras kalan hissesinin intikali işlemi yapılmadığından görülmediğini, müvekkilinin taşınmazlarda hisse sahibi olduğundan aktif dava ehliyeti mevcut olup talepleri doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.