Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4978 K.2025/3100
7. Hukuk Dairesi 2024/4978 E. , 2025/3100 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1932 E., 2024/2700 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/193 E., 2024/107 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada ... parselde yer alan taşınmazda pay maliki olduklarını, davalının taşınmaz üzerinde herhangi bir mülkiyet hakkı bulunmadığını, ancak taşınmazın tamamının davalının kullanımında olduğunu, diğer hissedarların bu yerlerden faydalanmasına izin vermediğini, sözlü ihtarlara rağmen kullanıma son verilmediğini, en son .... Noterliğinin 18.08.2022 tarihli ihtarnamesi ile müdahalenin men'i ile ecrimisil talep ettiklerini, ancak taleplerinin sonuçsuz kaldığını beyanla, davalının ... ada ... parselde yer alan taşınmaza vaki müdahalesinin önlenmesini, davalı tarafça yapılan yapıların kal'ini ve dava konusu taşınmaza ilişkin ecrimisil tutarı belirlenerek her dönem tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın davalı ve ailesine ait ... Mevkii ... ada ... parselde bulunan taşınmaz ve bir miktar para karşılığında davacıların murisi olan amcaları ...’tan devralındığını, davalının para ve yer karşılığında almış olduğu dava konusu taşınmazı 1980 yılından beri yaklaşık kırk yıldır kullandığını, davacılar ile diğer hissedarların durumdan uzun yıllardır haberdar olduklarını, tüm köy halkının da bu durumu bildiğini, taşınmaz üzerindeki tüm yapıların müvekkili tarafından yapıldığını ve kullanıldığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacıların kâl talebi yönünden taraf teşkili sağlanamadığından bu talep yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, tanık anlatımlarından dava konusu taşınmazın tamamının davalı tarafından kullanılmakta olduğu, üzerinde bulunan yapıların davalı tarafından yapıldığının anlaşıldığı, davacılar tarafından dava açılmadan üç yıl önce itirazda bulunmak suretiyle uzun süreli kullanımın sonlandırıldığı, bu nedenle davacıların el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunabilecekleri, ancak taşınmazlarda bulunan yapıların davalı tarafından meydana getirilmiş olduğu tespit edildiğinden davacıların ancak taşınmazın çıplak zemin değeri üzerinden ecrimisil isteyebilecekleri değerlendirilerek, davanın kısmen kabulü ile kâl talebinin usulden reddine, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerinin kabulüne karar verilmiştir
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeni hüküm kurularak davanın kısmen kabulü ile kâl talebi yönünden davanın usulden reddine, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. El atmanın önlenmesi ve ecrimisil talepleri yönünden koşulların oluşmadığını, taşınmazın davacıların murisi tarafından davalıya teslim edildiğini, davalının taşınmaz ve para karşılığında aldığı dava konusu taşınmazı 40 yıldır kullandığını, tarafların bu kullanımdan başından beri haberdar olduğunu,
2. Kullanımın haksız ve davalının kötüniyetli olmadığını,
3. Uzun süreli kullanımın sonlandırıldığının ispatlanamadığını, bu nedenle dava tarihinin kullanımın sonlandırıldığı tarih olarak kabul edilmesi gerektiğini,
4. Davalının taşınmazın tamamını kullanmadığını, kullanımın sadece yapıların, bulunduğu bölüme ilişkin olduğunu,
5. Tanık olarak dinlenen pay sahibi ...’un hissesine yönelik herhangi bir işgal bulunmamasına rağmen bu hissenin de rapora dâhil edildiğini, Mahkemece hatalı düzenlenen rapora dayanılarak hüküm kurulduğunu,
6. Taşınmazın tamamı üzerinden yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedildiğini, bu hususun yanlış olduğunu, harç yönünden kullanılmayan ... hissesinin çıkarılması ve vekâlet ücretinin davacılar payı oranında hesaplanması gerektiğini beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalının uzun süreli kullanımının dava açılmadan 3 yıl önce davacı tarafça sonlandırıldığı, bu nedenle 3 yıllık ecrimisil talep edilebileceği gerekçesiyle hüküm kurulmuş olmasına rağmen, bilirkişi raporu doğrultusunda 4 yıllık döneme ait ecrimisilin hüküm altına alındığı ve davalı vekilinin kararı istinaf etmesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince aynı doğrultuda 4 yıllık döneme ilişkin ecrimisile hükmedildiği anlaşılmıştır. O hâlde; Bölge Adliye Mahkemesince gerekçe doğrultusunda 3 yıla ilişkin ecrimisile hükmedilmesi gerekirken 4 yıllık ecrimisile hükmedilmiş olması hükmün bozulmasını gerektirmiş ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm sonucunun 2/c bendinde yer alan "2.023,90 TL ecrimisilin 01.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara eşit oranda verilmesine," ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.