Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/2151 K.2025/3018
7. Hukuk Dairesi 2025/2151 E. , 2025/3018 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/647 E., 2025/71 K.
Mahkemece bozma ilâmına uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın afetzede olarak davalıların murisine tahsis edildiğini, davalılar murisinin taşınmazın tapusunu üzerine almadan, harici senet ile taşınmazı dava dışı ...'a sattığını, ...'ın ise taşınmazı 1993 yılında müvekkiline sattığını, taşınmaza eklemeli olarak yirmi yıldan fazla süre ile zilyet olunduğunu, müvekkilinin taşınmaz üzerine iyi niyetli olarak yaptığı binanın değerinin taşınmazın değerinden fazla olduğunu ileri sürerek 3152 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ...; dava konusu taşınmazın tapulu olduğunu, tapulu taşınmazların harici satışının geçerli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.02.2000 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Kararın süresi içinde bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; "davacı tarafından ibraz edilen 15.05.1990 ve 16.12.1993 tarihli harici satış sözleşmelerinin yapıldığı tarihte taşınmaz tapuda kayıtlı olup resmî şekle uygun bir taşınmaz devri bulunmadığından davacının tescil istemine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde karar verilmesi yasaya aykırı olduğu, ancak davacı dava dilekçesinde ayrıca dava konusu taşınmaza ev yaptığını, iyiniyetli olduğunu beyan ettiğinden, Mahkemece davacının TMK'nın 724. maddesine dayalı isteminin değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği" belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin bozmaya uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile harici satış sözleşmelerinin yapıldığı tarihte taşınmazın tapulu olduğu, davacı dayanağı olan sözleşmeden ve tanık beyanlarından taşınmazın davacı tarafça üzerindeki yapı ile birlikte alındığının anlaşıldığı, davacının yapıyı kendisinin meydana getirdiği iddiasını ispatlayamadığı, ayrıca binanın tamamlandığı tarihte davalılar murisinin kayıt maliki olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VII. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizinde, müvekkilinin taşınmazı haricen satın aldığı 1993 tarihinde davalılar murisi ... adına tapulu olmadığını, sadece tahsisli olduğunu, müvekkilinin taşınmaza 1993 yılından bu yana malik gibi zilyet olduğunu, yapılan sözleşmenin geçerli olduğunu, davanın dosya kapsamına ve hukuka aykırı olarak harici satın alma ve TMK'nın 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemi olarak değerlendirildiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, harici satın alma ve TMK'nın 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VIII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu kanun yolu açık olmak üzere, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.