Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/2341 K.2025/2952

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2341 📋 K. 2025/2952 📅 29.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/2341 E.  ,  2025/2952 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/63 E., 2022/699 K.
Mahkemenin kararı ve 04.01.2023 tarihli ek kararı asıl ve birleştirilen dava davacısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki dava konusu taşınmaza ev ve bahçe yapmak sureti ile işgalde bulunulduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesini ve muhtesatın kal’ini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı vekili, diğer mirasçılara husumet yönelterek asıl davadaki aynı iddialarla aynı talep sonucunu istemiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı ... ve birleştirilen davada davalılar ... ... vd. ortak vekili, dava konusu yerin 1970 yılında tapu kaydı ile satın alındığını ve 2 numaralı bağımsız bölümde murisi ... Naki lehine kat irtifakı kurulduğunu, daha sonra mahkeme hükmü ile miktar fazlası yerin tescil dışı bırakıldığını, evin bedeli ödenmeden yıkım kararı verilmesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16.02.2016 tarihli ve 2015/282 Esas, 2016/161 Karar sayılı kararı ile, dava konusu yerin haklı bir nedene dayalı olarak kullanıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, el atmanın önlenmesine ve yıkıma karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 16.02.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince 2018/7237 Esas, 2020/8299 Karar ve 16.12.2020 tarihli kararıyla; sair temyiz itirazlarının reddine, dava konusu yerin dava tarihi itibariyle tescil harici bırakılan yer olduğundan davalılar murisinin muhdesatı yaptığı tarihte iyiniyetli olduğunun kabulü gerekeceği, bu durumda da Mahkemece davalılar murisine ait binanın dava tarihindeki bedeli olan 22.338 TL'nin davacı tarafından mahkeme veznesine depo edilmesine veya bina bedeli ödenene kadar davalı tarafa hapis hakkı tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesi ve kal talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma ilamındaki gerekçelerle davanın kabulüne, el atmanın önlenmesine, muhdesatın yıkımına, ek kararı ile 6100 sayılı Kanun'un 305/A maddesi gereğince hükmün tamamlanmasının yasal koşulları oluştuğu gerekçesiyle davacının depo ettiği bina bedelinin davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, bina bedelinin yüksek hesaplandığını ayrıca sonradan ek kararla hükmün genişletilmesi suretiyle depo edilen bedelin davalıya ödenmesine karar verilemeyeceğini ileri sürerek kararın ve ek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının ve ek kararının bozmaya uygun olduğu, kararda, ek kararda ve gerekçede hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın ve ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ve 04.01.2023 tarihli ek kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna,
29.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.