Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4865 K.2025/2902

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4865 📋 K. 2025/2902 📅 28.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/4865 E.  ,  2025/2902 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2423 E., 2024/2168 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/33 E., 2022/509 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve birleştirilen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... adına ... dava dilekçesinde özetle; 183 ada 17 parsel sayılı kat mülkiyeti kurulu taşınmazda dava açmak üzere site malikleri genel kurul toplantısında yönetici olarak kendisine yetki verildiğini, “Dini Yapı Arsası” nitelikli mülkiyeti ... Vakfi adına kayıtlı 183 ada 16 parsel üzerinde bulunan “... Camii”nin ve civarının 183 ada 16 parsele komşu 183 ada 17 parsel arazisine tecavüzde bulunduğunu belirterek 183 ada 17 parsel sayılı taşınmazdaki 436,61 m2'lik alana 183 ada 16 parsel tarafından yapılan müdahalenin tespiti ile haksız müdahalenin men'ini, eski hale getirilmesini, ayrıca fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla geriye dönük beş yıllık toplam 5.000,00 TL'lik ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı ... adına ... birleştirilen davada; asıl davadaki taleplerini ..., ... ve ... Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneğine yöneltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; paydaşlardan birinin diğerine dava açabilmesinin intifadan men koşulunun gerçekleşmesine bağlı olduğunu, dini yapı arsası vasıflı taşınmazın ...’ne tahsis edilmekle camii ve duvarların yapımı konusunda müvekkili idarenin inşai bir faaliyet veya bilgisinin söz konusu olmadığını, ecrimisil davasında mülkiyet sahipliğinin değil, kullanımdan kaynaklı taşınmazı yedinde bulunduranın hukuki sorumluluğu olduğunu, yapının müvekkili idare tarafından inşaa edilmediğini belirterek davanın husumetten reddini savunmuştur.
Birleştirilen davalı ... İlçe Müftülüğüne izafeten ... vekili cevap dilekçesinde özetle; caminin hayırsever vatandaşların katkılarıyla yapıldığını belirterek hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili belediyenin dava konusu olayla ilgili tek bağlantısının davacı tarafından müvekkili belediyeye başvurulmuş olması ve müvekkili belediyece de iç yazışmalar yapılmasından ibaret olduğunu, haksız müdahalenin kim tarafından yapıldığının belediyece tespit edilmeye çalışıldığını, davacı tarafın ecrimisil talebinde bulunabilmesi için işgal edildiği iddia edilen yerin kira geliri getirecek niteliğe sahip olması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep edilen ecrimisilin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında;
Asıl davalıya yönelik ecrimisil talebinin reddine, asıl davada asıl davalıya yönelik el atmanın önlenmesi talebinin kabulü ile infaza yönelik hükmün bir bütün olarak birleştirilen dava kısmında belirtilmesine,
Birleştirilen davada davalılara yönelik ecrimisil talebinin reddine,
Birleştirilen davada ... Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneği ile ... İlçe Müftülüğü'ne izafeten davalı ...'na yönelik el atmanın önlenmesi talebinin reddine,
Birleştirilen davada davacı tarafın elatmanın önlenmesi talebinin kabulü ile asıl davalı ile birleştirilen davalı ... Belediye Başkanlığı’nın davacıya ait dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 183 ada 17 parsel sayılı taşınmaza yönelik 05/01/2022 tarihli bilirkişi raporunun 3. sayfasında A ve B harfi olarak belirtilen toplam 436,31 m2'lik kısma müdahalesinin men’ine ve bu kısmın üzerindekilerin yıkılarak kaldırılmasına, kal masraflarının davalılar üzerinde bırakılmasına karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... vekili ve birleştirilen davada davalı ... vekili ve davacının istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili; birleştirilen davada taraf olunmamasına rağmen idarenin sorumluluğuna gidildiğini, asıl davada davalı idare için kal yönünden hüküm mevcut olmamasına rağmen birleştirilen davada hangi davalıların mesul olduğu belirtilmeksizin kal masraflarından davalının belediye ile birlikte sorumluluğuna karar verildiğini, yapıyı davalı idare yapmadığı halde sorumluluğuna gidildiğini, idare yönünden davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
Birleştirilen davada davalı ... vekili; taşınmaz üzerinde yer alan caminin vakfa tahsisli olduğunu, taşkın kısmın sehven cami tarafından kullanıldığını, mülkiyetinin vakıflar genel müdürlüğüne, kullanım hakkının ilçe müftülüğüne ait olduğunu, mabetlerin yapım, bakım ve onarım görevinin belediyelere ait olduğundan bahisle belediyenin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, söz konusu müdahaleden ve yargılama harçlarından müvekkil belediyenin sorumlu tutulmasına ilişkin kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleştirilen dava; el atmanın önlenmesi, eski hale getirme ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere; el atmanın önlenmesi davası kural olarak fiilen müdahaleyi gerçekleştiren kişiye karşı açılır. Ancak, kayıt malikinin de el atma fiilinden sorumlu tutulması için taşınmazı bizzat kullanmasına gerek olmayıp üçüncü kişilerin kullanımından da sorumluluğu bulunmaktadır.
Somut olaya gelince; taşkın yapının bulunduğu 183 ada 16 parselin ... Vakfına ait olması nedeniyle davalı ... Müdürlüğünün sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik yok ise de; atıf yapılan 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca mabetlerin yapım bakım ve onarımının belediyelere ait olduğu belirtilerek haksız işgali bulunmayan ... Belediyesinin sorumluluğuna gidilmesi doğru görülmemiştir.
... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Kabule göre de; infaza elverişli olması için asıl ve birleştirilen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken asıl dava yönünden davalı ... aleyhine kurulan hükmün birleştirilen dava kısmında belirtilmesine karar verilmesi de doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
Birleştirilen davada davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan harcın istek hâlinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
28.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.