Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3544 K.2025/2870

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3544 📋 K. 2025/2870 📅 28.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/3544 E.  ,  2025/2870 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/805 E., 2024/860 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/608 E., 2022/322 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerin kök murisi ...'in, 12.06.1989 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçıları olarak eşi ... ... ile murisin diğer eşinden olan evlatları ..., ... ve ...'in kaldığını, mirasçılar arasında miras payının devrine ilişkin 19.06.1989 tarihli sözleşme yapıldığını ve ... ...'in 1.000.000,00 TL karşılığında eşi ...'ten kendisine isabet eden miras hisselerini devrettiğini, düzenlenen sözleşmenin usul ve yasaya uygun olduğunu, miras payının devri sözleşmelerinde bir zamanaşımı hükmü bulunmadığını, hak düşürücü sürenin de öngörülmediğini belirterek muris ...'in eşi ... ... ile çocukları olan diğer mirasçılar ..., ..., ... arasında yapılan miras payının devrine ilişkin 19.06.1989 tarihli sözleşme gereğince muris adına kayıtlı 114 ada 35 parsel, 134 ada 11 parsel, 110 ada 2 parsel, 425 parsel, 633 parsel, 1023 parsel, 1216 parsel, 2861 parsel, 147 ada 7 parsel, 162 ada 6 parsel sayılı taşınmazlardaki davalı mirasçıların hisselerinin iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ve ... cevap dilekçesinde; sözleşme yapılmasından 30 sene sonra eldeki davanın açıldığını, taşınmazların uzun yıllardan beri kendisi ve davalılar tarafından aralıksız ve malik sıfatıyla zilyetlerinde olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek haksız davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "19.06.1989 tarihinde ... ... ile ..., ..., ... arasında imzalanan sözleşmeye, davalılar murisi ... ... tarafından parmak basıldığı, senedin iki köy azası ve köy muhtarı tarafından onaylandığı şahit olarak ... ...'un yer aldığı, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesindeki parmak izinin ihtiyar heyeti ve o yerde tanınmış iki şahıs tarafından onaylanmasına yönelik düzenlemesi karşısında; tek şahit tarafından onaylanmış davaya konu senedin usulüne uygun şekilde onaylandığının söylenemeyeceği, ... ... sağ olmadığından sözleşme içeriği borçlu tarafından bilinerek parmağın basıldığı hususunun ispatının mümkün olmadığı bu bağlamda söz konusu sözleşmenin geçerli bir belge olarak kabul edilemeyeceği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacıların dayandığı, davalılar murisinin parmak izi ile tasdik ettiği belgenin 1086 sayılı Kanun'un 297. maddesindeki yazılı koşullardan 2 tanık hususunu sağlamadığı gibi içeriğinin davalılar tarafından açıkça kabullenilmediği, her ne kadar mirasçılar arasında miras payının devrinin adi yazılı şekilde yapılması yeterli ise de, belge tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 297. maddesinde düzenlenen yasal koşulları taşımayan belgenin geçerli sayılmasına olanak bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine dair verilen mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir husus bulunmadığı" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Sözleşmede imzası bulunan kişilerin ... ...’in parmak bastığını kabul ettiğini,
2. Yazılı şekilde düzenlenmiş sözleşmenin geçerli olduğunu,
3. ... ...’in parmak bastığı hususunu davalıların inkar etmediğini, beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, miras payının devri sözleşmesine dayalı tapu iptalive tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.