Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/2251 K.2025/2882

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2251 📋 K. 2025/2882 📅 28.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/2251 E.  ,  2025/2882 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/13 E., 2024/435 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Köyü idari sınırları içerisinde kalan 453 ve 457 parsel sayılı taşınmazların arasından geçen bir alanda çıkan ve Haraçpınarı adı verilen kaynak suyunun borular vasıtasıyla 458 parselde kayıtlı bulunan taşınmaz içinde yaptırılan bir sulama havuzunda biriktirerek ... Köyü köylülerine ait yaklaşık 479.700 m2'lik arazilerin sulanmasında kullanıldığını, kaynaktan çıkan suyun yeterli olmadığını, davalı tarafından satın alınan 511 parsel sayılı tarlanın sulanması için kısa bir süre önce sondaj yaptırarak su çıkartıldığını, bu andan itibaren köylülerin kullandığı kaynak suyunun kesildiğini, bu durumun Mut Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/10 D. İş dosyasında yapılan tespitte bilirkişilerce tespit edildiğini ileri sürerek sondaj yapılan kuyudan su çıkartılmasının durdurulmasına, davalı tarafından haksız olarak su kaynağına yapılan müdahalenin men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya ait taşınmazların da davacı köy sınırları içerisinde yer aldığını, dava konusu suyun genel su olduğunu, herkes tarafından kullanılabileceğini, köydeki tarım arazilerindeki sulama yöntemi belirlenerek su ihtiyacına göre rejim tayin edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 31.10.2018 tarihli kararı ile; bilirkişi raporunda ''sondaj 1'' olarak nitelendirilen yerden davalı tarafın haftada iki gün faydalanmasının yeterli görüldüğü, ilgili kaynaktan faydalanma ihtimali bulunan arazilerin tek tek tespitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne sulama suyundan davacının Salı, Çarşamba, Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri olmak üzere haftanın beş günü, davalının Pazartesi ve Perşembe olmak üzere haftanın iki günü faydalanmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 31.10.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2021/3722 Karar sayılı ilamında; dava konusu suyun genel nitelikte yer altı kaynak suyu olduğu, Mahkemece, davanın kabulü ile davacının Haraçpınarı kaynağından haftanın 5 günü, davalının ise fen bilirkişi raporunda Sondaj-1 olarak gösterilen kendisinin açtığı yerden haftanın 2 günü faydalanması şeklinde hüküm kurulduğu, Mahkemece uyulan bozma ilamının gereği olarak, davalının su kuyusu açmak suretiyle yaptığı müdahalenin önlenmesine ilişkin hüküm kurulmaması ve infaza elverişli olmayacak şekilde iki ayrı noktadan su rejimi tesisi doğru görülmediği, hal böyle iken mahkemece, suların en az olduğu dönemde jeoloji, hidrolog ve ziraat mühendisinin bulunduğu bilirkişi heyetiyle mahallinde yeniden keşif icra edilerek davacının ve davalının suya ihtiyaç durumu, başka yerden su temin edip etmediği, ziraat bilirkişisine bilimsel verilere uygun olarak tespit ettirilmeli ve daha sonra ihtiyaç durumları da gözetilerek tarafların tek bir kaynaktan olacak şekilde yararlanma şekil ve şartları belirlenmek suretiyle taraflar arasında su rejimi oluşturulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak ve dava konusu su kaynağı dışında sondaj-1’den de su rejimi kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkeme, ilam başlığında belirtilen kararında; davaya konu su kaynakları ile sulanan taşınmazların bulunduğu bölgenin geçirimli kaplankaya formasyonuna ait killi kireçtaşı, kumtaşı, çakıltaşı kayaçlarından oluştuğu, yeraltı sularının eğim yönünde hareket etmesinden, topoğrafyanın eğiminin nehire doğru olmasından ve dava konusu su kaynağının bu doğrultuda bulunmasından ve dava konusu müdahalenin meni talep edilen 1 numaralı kuyunun çalıştırıldıktan 48 saat sonra ... Pınarında yapılan ölçümde 1,66lt/sn iken 0,015 lt/sn olarak düştüğü, 1 numaralı kuyunun kullanımının ... pınarını doğrudan etkilediği, el atılan su kaynağının genel su niteliğinde olduğu, ... Köyü köylülerine ait arazilerin sulanmasında kullanıldığı, müdahalenin meni talep edilen 1 numaralı kuyunun özel su niteliğinde olduğu, yalnızca davalıya ait taşınmazların kullanılmasında kullanıldığı, gerek tedbir talebi gerekse davanın esasına yönelik keşif neticesinde alınan raporlar doğrultusunda müdahalenin meni talep edilen 1 numaralı kuyunun çalıştırılmasının ... pınarını doğrudan etkilediğinin tespit edildiği, ... pınarı su kaynağının ve 1 numaralı kuyunun yapısı itibariyle su rejimi kurulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 1 numaralı sondaj kuyusu olarak gösterilen yerde su kullanmak suretiyle Haraçpınarı su kaynağına yapılan müdahalenin menine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı köyün tüm arazilerinin sulanması için ihtiyacı olduğu su miktarı hesaplanırken ürün çeşidi, sulama metodu ve benzeri hususların irdelenmediğini, her parselin yüz ölçümü, ayrıca modern sulama teknikleri ile ne kadar su ihtiyacı olacağının değerlendirilmediğini, davalının damlama su ile sulama yaptıklarını ve sundukları uzman görüşten de anlaşılacağı üzere aslında 11.520 ton suyun yeterli olduğunu, bilirkişi raporu ile sunulan uzman görüşü arasında çelişkinin olduğunu, karar ile davalının arazisindeki su ihtiyacının dikkate alınmadığını, su rejimi kurulması gerektiğini, davalının davacı köyden olduğunu ve bu durumda sudan istifade edemeyeceğini, her şekilde sudan yararlanma hakkının olması gerektiğini, otomatik sayaç okuma sistemlerinin takılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, suya el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kununu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, Mahkemece verilen kararın başlığında davalı olarak ... isminin bulunmasının yerinde düzeltilebilecek maddi hata olduğunu anlaşılmakla; davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz karar harcı davalı ve davacıdan peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına,
HUMK 440/ III-2 bendi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.