Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4853 K.2025/2796

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4853 📋 K. 2025/2796 📅 26.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/4853 E.  ,  2025/2796 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1475 E., 2024/2001 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/728 E., 2023/296 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 293 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1990'lı yıllarda çalılık, kayalık ve makilik iken müvekkili tarafından temizlenip önce çay bahçesi olarak açılıp sonra da üzerine çardak ve çatılı bina yapılarak lokanta, gazino, düğün salonu olarak bugüne kadar kullanıldığını, davalı tarafın mülkiyetin kendisinde olduğu iddiasıyla 2006 yılında müvekkili ile kira sözleşmesi yaptığını, 2010 yılında kullanım kadastrosu geçtiğini, müvekkilinin haberi olmadan zilyetlik belediyeye yazıldığından 14.11.2013 tarihinde bedelini ödeyerek mülkiyetini de devraldığını, mülkiyet belediyenin olsa da üst yapının tamamının müvekkiline ait olduğunu, yapının değerinin zemin değerinden yüksek olduğunu, müvekkilinin kimsenin mülkiyetinde olmayan yeri iyiniyetli olarak imar ihya ile gazino hâline getirdiğini, 2010 yılında kullanım kadastrosunda tespitin masa başında yapılmasıyla Belediye adına tespit ve tescil görmesinin bu davada verilecek kararı süre yönünden etkilemeyeceğini ileri sürerek, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 724. maddesi gereğince uygun bedel karşılığında 293 ada 2 parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin müvekkiline devrine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, 4721 sayılı Kanun'un 724. maddesine göre taşınmazın mülkiyetinin yapı sahibine verilebilmesi için öncelikli koşulun iyiniyet olduğunu, dava konusu 293 ada 2 parsel sayılı taşınmazın malikinin müvekkili Belediye olduğunu, Millî Emlak Müdürlüğü ve Kemer Belediye Başkanlığı arasında düzenlenen 14.11.2013 tarihli taşınmaz satış sözleşmesi ile taşınmazın müvekkili İdareye satışının yapıldığını, kaldı ki 1982 yılından bu yana taşınmazın zilyedi olduğunun kadastro tutanaklarıyla sabit olup tutanağın itiraz edilmeksizin 20.05.2010 tarihinde kesinleştiğini, davacının 01.06.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile taşınmazı kiracı sıfatıyla kullandığını, davacının hiçbir zaman malik sıfatı ile tasarrufta bulunmadığını, davacının Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/164 Esas sayılı dosyası ile açtığı zilyetliğin tespiti davasının reddine karar verildiğini, davacının yapıyı taşınmazın mülkiyetinin müvekkili İdareye ait olduğunu bilerek yaptığını, davacının yaptığını belirttiği yapının yıkımı gereken ruhsatsız bir yapı olduğunu, kamuya ait bir yerin 4721 sayılı Kanun'un 724. maddesi kapsamında tescilinin de mümkün olmadığını, davacının Fethiye İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/654 Esas, 2016/483 Karar sayılı dosyası ile mecurdan tahliyesine karar verildiğini, davacının tahliyeyi uzatmak için bu davayı açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Kanun'un 724. maddesindeki koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıların değerinin arzın değerinden açıkça fazla olmadığı, dava konusu olayda 4721 sayılı Kanun'un 724. maddesinde belirtilen objektif koşulun gerçekleşmediği gerekçesiyle Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilerek başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik araştırma ve incelemeye dayalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 724. maddesine dayalı temliken tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle davacı yönünden iyiniyet koşulunun da gerçekleşmediğinin anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.