Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1507 K.2025/2789

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1507 📋 K. 2025/2789 📅 26.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/1507 E.  ,  2025/2789 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/45 E., 2024/288 K.
BİRLEŞEN ÜSKÜDAR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2009/126 ESAS SAYILI DOSYASINDA
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar bir kısım davalılar-karşı davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda; dava konusu taşınmaza davalıların tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek; el atmanın önlenmesine ve kâl’e, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2004-2008 yılları arasında toplam 20.000,00 TL ecrimisilin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar - bir kısım karşı davacılar vekili; men'i müdahale talebinde bulunulan duvarın tamamının davacılara ait olduğunu, davacıların binalarının müvekkillerine ait binanın üstünde yamaçta bulunduğunu, inşaat sırasında davacılara ait binanın güvenliğini sağlamak ve yeri düzeltmek için davacıların müeahhiti tarafından yapıldığını, müvekkillerine zarar verilmeden duvarın yıkılabileceğini, depremde zarar gören ve kendileri tarafından onarılan duvar için dava açılmasının ve tazminat talebinde bulunulmasının doğru olmadığını, taşkın inşaat olarak ifade edilen yerlerin müvekkili siteye ait olmadığını, intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuş; karşı davalarında, davacıların hakları olmayan bir bahçeyi yıllarca kullandıklarını ikrar ettiklerini ileri sürerek; 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin tahsilini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “men’i müdahale davasının kabulü ile dava konusu 171 parsel sayılı taşınmaza el atmanın önlenmesine; ecrimisil yönünden davacının arsa payına düşen 301,61 TL üzerinden davanın kabulüne, artan kısmın reddine, bu miktarın davalıların arsa paylarına tekabül eden oranlarında alınıp davacıya verilmesine, dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine; karşı dava yönünden davanın husumetten reddine” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “dava açıldıktan sonra kat maliklerince davaya muvafakat edildiği, asıl davada sadece davacı kat maliki lehine değil bütün kat malikleri lehine ecrimisile hükmedilerek; yine karşı davada da pasif husumet ehliyeti problemi çözülmüş olması sebebiyle davanın esasına girilerek hüküm tesis dilmesi gerektiğine, yine davacı yanca kal talebi bulunmasına karşın Mahkemece bu hususta hüküm tesis edilmemiş olmasının da doğru görülmediğine” değinilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “davalıların, davacı tarafın maliki olduğu dava konusu 171 parsel sayılı taşınmaza, rapor eki olan krokide a harfi ile gösterilen 4,00 metrekare ve b harfi ile gösterilen 43,29 metrekare alana, duvar ve odunluk nitelikli yapılar ile haksız olarak müdahalede bulundukları” gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda müdahalenin men’ine ve duvar ve odunluk nitelikli yapıların kâl’ine, 01.04.2004-30.10.2008 dönemi için talep edilebilecek ecrimisil bedelinin 9.752,01 TL olarak belirlenmekle davacının ecrimisil talebine yönelik davasının kısmen kabulüne; karşı dava yönünden yapılan incelemede; “karşı davacıların hakları olmayan bir bahçeyi yıllarca kullandıklarını ileri sürülerek davacı-karşı davalıdan ecrimisil talep ettikleri, davacı-karşı davalı tarafın, davalı-karşı davacı taşınmazına haksız müdahalede bulunmadığı, haksız müdahale iddiasının dosya kapsamına göre usulüne uygun ispat edilemediği ve ecrimisil talep şartlarının oluşmadığı” gerekçesiyle karşı davanın reddine, bir kısım karşı davacıların davalarını usulüne uygun takip etmedikleri gerekçesiyle davalarının açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu olaya ilişkin 1991 tarihli kesin hüküm olduğunu, icra memurunun yapmış olduğu eylemle tecavüzün oluştuğunu davacı tarafın da belirttiğini, memur muamelesinin şikayetinin gerektiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, intifadan men şartının gerçekleşmediğini, kararın hatalı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava tarihinde kendilerinin malik olmadıklarını, husumetten ret gerektiğini, raporların çelişkili olduğunu belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleşen dava el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil, karşı davaysa ecrimisil talebine ilişkindir.
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bir kısım davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.