Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4462 K.2025/2810
7. Hukuk Dairesi 2024/4462 E. , 2025/2810 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2774 E., 2024/187 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/4 E., 2019/410 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılar lehine İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3980 ada 1 parsel, A Blok, 3. Kat 13 No.lu taşınmaz ile diğer davacıların maliki bulunduğu B Blok 15 No.lu taşınmaz üzerine ipotek konulmuş olduğunu, ipotek alacaklılarının davacılardan herhangi bir alacağının bulunmadığını, ipoteğin geçerli olmadığını belirterek öncelikle ipoteğin iptaline, olmadığı takdirde arsa vasfında iken taşınmaz üzerinde konulan müşterek ipoteğin, kat irtifakı kurulması sonrasında bağımsız bölüm başına düşen oranın mahkeme aracılığı ile tespit edilmesi ve daire başına bölünmesine ilişkin karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu daireler üzerinde tesis edilen ipoteğin inşaat teminat ipoteği olduğunu, arsa iken tesis edilen ipoteğin tüm daireler üzerine yansıyacağını, irtifak kurulduğunda bağımsız bölümlere herhangi bir oranda yansıtılmasının mümkün olmadığı, söz konusu ipoteğin belli bir meblağı değil inşaat sözleşmesine uygun olarak yapılıp bitirilip teslim edilmesinin teminat altına alınması amacıyla tesis edildiği, belli bir bedeli ifade etmediğinden bağımsız bölümlere herhangi bir oranda yansıtılması mümkün olmadığını, dava dilekçesinde sözü edilen Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/483 Esas, 2014/501 Karar sayılı kararında tesis edilmiş ipotekler nedeniyle değil sadece bu dava da pasif husumet yönünden reddedildiğini beyan etmiş öncelikle davacının taleplerinin dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inşaat teminat niteliğindeki ipoteğin kaldırılmasına yönelik şartların dosyada bulunmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; dava konusu ipoteklerin terkin edildiğini ancak zaten ortada geçerli bir alacak bulunmadığını, davalıların bu işlemleri kooperatife üye olarak konut alacak kişilerden haksız kazanç elde etmek amacıyla gerçekleştirdiklerinin açık olduğunu, geçerli bir alacağa dayanmayan ipoteğin iptali gerektiğini aksi düşünülürse de davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği ancak davanın açılış tarihine göre haklı olduklarından yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ipoteğin terkini istemine ilişkindir.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370./1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.