Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1807 K.2025/2824

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1807 📋 K. 2025/2824 📅 26.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/1807 E.  ,  2025/2824 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/293 E., 2025/110 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; dava konusu 14 parsel ve 291 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın aynen taksim, mümkün değilse satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davaya cevap dilekçesi vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.05.2015 tarihli ve 2014/769 Esas, 2015/608 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 08.11.2018 tarihli ve 2016/3027 Esas, 2018/7572 Karar sayılı ilâmı ile bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak, 25.03.2022 tarihli ve 2019/339 Esas, 2022/788 Karar sayılı kararla; davanın kabulüne 291 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın 29.12.2014 tarihli teknik bilirkişi raporundaki ve kura ile belirlenen 1. alternatife göre aynen taksim suretiyle giderilmesine, 14 parsel yönünden aynı dosya üzerinden bozma öncesi taşınmazın satışına karar verilip kesinleştiğinden bu parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 30.11.2022 tarih ve 2022/4245 Esas, 2022/7337 Karar sayılı ilâmı ile, "...Somut olaya gelince, dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilebilmesinin mümkün olduğunun belirlenmesi halinde bilirkişiler tarafından aynen taksimin en uygun olacağı şekilde ifraz krokisinin hazırlanması gerekir. Gerek bozma öncesi gerekse bozma sonrası dosya içerisine alınan bilirkişi raporlarında bilirkişiler 1 parselin aynen taksimi ile ilgili 3 adet alternatif belirlemiş ve bu alternatiflerden birinin seçimini mahkemeye bırakmıştır. Oysa bilirkişinin yapması gereken en uygun aynen taksim alternatifini belirlemektir. Ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesi kanaatine ulaşılan davalarında, bilirkişiler tarafından belirlenen aynen taksim alternatifleri üzerinden kura çekilmesi usulü bulunmamaktadır. Burada mahkemece yapılması gereken bilirkişilerin aynen taksim ile ilgili belirlediği 3 adet alternatiften en uygun olanın hangisi olacağının bilirkişilerden sorulması ve gerekirse en uygun ifraz şeklinin yeniden belirlenmesi, belirlenen bu ifrazın krokisinin bilirkişilere hazırlatılarak Belediye Encümenine gönderilmesi ve Belediye Encümeninden bu ifraz krokisinin imar mevzuatına uygun olup olmadığının tespit edilmesi hatta varsa denkleştirme miktarının uygun olup olmadığının tespiti ile onaylanan tek ifraz krokisi üzerinden tarafların uyuşup uyuşmadıklarının taraflara sorulması, tarafların uyuşmadıklarının anlaşılması halinde bu tek ifraz krokisi üzerinden bölümler hakkında kura çekilmesi olmalıdır. Yukarıda açıklanan yönteme aykırı olacak şekilde birden fazla aynen taksim alternatifi oluşturularak bu alternatifler üzerinden kura çekilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...dava konusu ... Mahallesi 14 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesinin mümkün olduğu ve mahkememizce bu parsel yönünden(bozma öncesi 2014/769 esas - 2015/608 karar ile ) ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiği, bilirkişi raporunda ... Mahallesi 291 ada 1 parselin taraflar arasında aynen taksiminin mümkün olduğunun anlaşılması üzerine Yargıtay bozma kararı doğrultusunda fen bilirkişisi tarafından hazırlanan ifraz krokisinin Belediyeden alınan görüş uyarınca aynen taksiminde bir engel durumun olmadığı, kroki üzerinde tarafların mutabık kalmadıkları ve bunun üzerine duruşmada çekilen kura sonucunda ...' ye A, ...'ye B ve ...'e C kurasının düştüğü, ve kurada düşen alanlar doğrultusunda tarafların tapu kaydındaki hisseleri esas alınarak aynen taksim krokisinin oluştuğu, bilirkişi tarafından yapılan ivaz denkleştirme hesabında ...'ın 299.759,80 TL, ...'ın ise 373.297,05 TL ivaz bedelini ...'a vermesinin gerektiği bunun için taraflar her ne kadar süresi içerisinde ivazı yatırmamış olsalar da ivaz alacaklısı ...'ın ivaz hakkından feragat ile aynen taksim yönünden taşınmazın taksimini talep ettiği, taraflar arasında ortaklığın devamını gerektirecek geçerli hukuki bir sebebin olmadığı , aynen taksimin tarafların yararına olduğu ve bunun alınan bilirkişi raporuyla da mümkün olduğu..." gerekçesiyle 291 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne, 14 parsel sayılı taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 22.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen ivaz bedellerinin yanlış olduğunu, piyasa değeri ile uyumlu olmadığını, denkleştirme ivaz bedelini vermesi gereken tarafın yanlış belirlendiğini, denkleştirme bedelini yatırmadıkları hâlde davalı ...'nin bedelden feragat ettiği gerekçesiyle Mahkemenin aynen taksim kararı verdiğini; ancak aynen taksim yoluyla değil satış yoluyla ortaklığın giderilmesi kararının verilmesi gerektiğini, ...'nin alacağı olmadığından feragat edemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
2. Paydaşlığın giderilmesi davalarında Mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
3. Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi hâlinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
4. Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) hâlinde teknik bilirkişiye ifraz projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde ise ilgili belediyeden, belediye dışında ise İl İdare Kurulundan bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur.
5. Belediye Encümeni veya İl İdare Kurullarınca 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümlerine uygun bulunması hâlinde onaylanması gereken ifraz projesinde kimlere nerelerin verileceği, bu konuda paydaşlar aralarında anlaşamazlarsa hâkim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
6. Onay makamından olumsuz cevap gelmesi hâlinde paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
7. Somut olayda; bozma ilâmına uyulmasına rağmen, bozmaya uymakla kazanılmış olan usulü kazanılmış hak ihlâl edilmek suretiyle bozma gerekleri yerine getirilmeden karar verilmesi de isabetsiz olmuştur.
8. Mahkemece, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15. ve 16. maddeleri gereğince çekişmeli taşınmazın ifrazının mümkün olup olmadığının belediye encümen kararı ile kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekirken gerekli araştırma yapılmaksızın noksan soruşturma ile yetinilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.