Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4531 K.2025/2797

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4531 📋 K. 2025/2797 📅 26.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/4531 E.  ,  2025/2797 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1547 E., 2024/1295 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/525 E., 2021/67 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaş maliki olduğu 828, 853, 862, 863, 866, 870, 875, 876, 879, 881, 882, 883, 887, 910, 914, 928, 935, 940, 945, 966, 976, 977, 979, 993, 996, 1000, 1001, 1003, 1006, 1007, 1009, 1023 parsel sayılı taşınmazlarda 12.10.2004 tarih ve 9273 yevmiye sayılı işlem ile müvekkilinin kızı olan davalı ... lehine intifa hakkı tesis ettiğini, tarafların anne-kız olması nedeniyle tesis edilen bu intifa hakkı ile ilgili olarak davalıdan herhangi bir bedel alınmadığını, bağış yapılan davalının daha sonra annesine, diğer mirasçılara ve geniş aile fertlerine saygısız davranıp hakaretler ettiğini, haksız taleplerde ve haksız şikayette bulunduğunu, müvekkili ve diğer mirasçıların miras haklarına tecavüz ettiğini, müvekkilinin davalıya yapılan bağışı geri almak ve intifa hakkı şerhlerini terkin ettirmek istediğini ileri sürerek, taşınmazlar üzerinde tesis edilen intifa hakkının iptali ile tapu sicilinden terkin edilmesini talep etmiş, yargılama devam ederken taşınmazların ...’a devredilmesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125/2. maddesi gereğince ... davacı olarak davaya devam etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu intifa hakkının tapu senedinde açıkça belirtilen bedeller karşılığında yapıldığını, intifa hakkının sadece davalıya ilişkin olmayıp, diğer kardeşleri ... ve ... için de aynı senette hak tesis edildiğini, davacı çocuklarına intifa hakkını verirken intifa hakkı tesis edilen dava dışı kardeş/çocuk ...'in vekilinin işbu davada davacı vekili olan Avukat ... olduğunu, resmî senette imzası ve irade beyanı olan davacı vekilinin 12 yıl geçtikten sonra bu davayı açmasının birçok yasanın ihlali anlamına geldiğini, müvekkilinin davacıya yönelik asla haksız, saygısız ve uygunsuz bir davranışı bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının muvazaalı olduğunu iddia ettiği işlemin tarafı olduğu, taraf muvazaası hukuki sebebine dayalı olarak açılan davada, davacı tarafın iddiasını 05.02.1947 günlü ve 20/6 sayılı İBK gereğince yazılı delille kanıtlaması gerektiği, taraflar arasında akrabalık bağı bulunmasının durumu değiştirmediği, herhangi bir yazılı delil sunulmadığı davalı tarafın da tanık dinlenmesine açıkça karşı koyduğu, intifa hakkının bağışlama şeklinde tescil edildiği kabul edilse bile; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 288/2 hükmü uyarınca bir taşınmazın veya taşınmaz üzerindeki ayni bir hakkın bağışlanmasının ancak resmî şekilde yapılabileceği, intifa hakkının bağış yoluyla tescil edildiği iddia edilmekte ise de, resmî şekil koşuluna uygun bağış akdi kurulmadığı, davacı tarafın iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesi ile davanın davalının aile hukukuna ilişkin yükümlülüklerini ihlal etmesi sebebiyle bağıştan dönme istemine ilişkin olduğunu, Mahkemece işlemin satış olması nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, delillerin yanlış değerlendirildiğini, davalının yargılama sürecinde de müvekkiline ve aile fertlerine kötü davranışlarını sürdürdüğünü, davalı hakkında soruşturmalar yürütüldüğünü ve bu durumun bağıştan dönmek için yeterli olduğunu, tanıkların da intifa hakkı tesisi işleminin aslında hibe olduğunu beyan ettiğini, bu şartlarda davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, intifa hakkı şerhinin tapu kaydından terkini istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.