Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3483 K.2025/2534

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3483 📋 K. 2025/2534 📅 12.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/3483 E.  ,  2025/2534 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/4732 E., 2024/1832 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/478 E., 2021/251 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/400 Esas ve 2018/937 Karar sayılı mirasçılık belgesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece nüfus kayıtları, tapu kayıtları, bilirkişi raporu ile müvekkillerinin mirasçılığını kanıtlayan belgelere itibar edilmeksizin davalının bizzat kendisi tarafından şifahen bilgi verilerek yazılan bir kitabın içeriğine göre veraset ilâmının düzenlendiğini, davalı yanın her ne kadar ... ... ve ...'nin, ... ... ve ...'nin halası ve amcası olduğunu iddia etse de söz konusu kişilerin baba bir anne ayrı kardeşler olduğunun gelen nüfus ve tapu kayıtlarından da açıkça anlaşıldığını, veraset ilâmının gerçek dışı olduğunu kanıtlayan en önemli delilin 1259 ada 5 parselde kayıtlı taşınmazın tapu kaydı olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/400 Esas ve 2018/937 Karar sayılı dosyası üzerinden verilen mirasçılık belgesinin iptali ile müvekkillerinin ve diğer tüm mirasçıların mirasçı olduğunu ve hissesini gösteren yeni mirasçılık belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesindeki yargılamaya katıldıklarını, mahkemece verilen kararın davacılar yönünden kesin hüküm mahiyetinde olduğunu, veraset ilâmının iptali davasını ancak yargılamaya katılmayan tarafların isteyebileceğini, İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasına getirtilen nüfus kayıtları ile murisin dedesi ... ... Efendi'nin dört çocuğu bulunduğunu, en büyük çocuğunun muris babası ... ... olduğunu, çocuksuz vefat eden ... ... Efendi'nin 1864 doğumlu, muris amcası ... ... ...'in 1868 doğumlu ve muris Halası ...'in 1878 doğumlu olduğunun görüldüğünü, çocuklar arasındaki yaş farklarının makul olmasının kardeş olduklarını gösterdiğini, davanın haksız olarak açıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İzmir Teffiz Komisyonunun 21/11/1929 tarihli teffiz kararında belirtildiği üzere, Hanya mübadillerinden Mevlevihane vakfı Şeyh ... ... dede veresesinin kimler olduğunun ve 5 ana gruptan oluştuğunun belirtildiği, dosya içerinde bulunan eski nüfus kütük defterlerinin incelenmesinden anlaşılacağı üzere ... ... efendinin baba adının ... ana adının ise ... olarak görüldüğü, ... hanımın baba adının ... ve ana adının ... olarak belirtildiği, ... ... ve ... hanımın baba adının ise ... ... ana adının ise ... olarak belirtildiği, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünden celp edilen iskan kayıtlarında ise ... ...'nün baba adının .... olarak gösterildiği ancak eşi ... Hanımın İskan tahsis kayıt sureti ve teffiz komisyonu karar defterlerinin suretlerinde ise ... ... ... Efendi zevcesi ... Hanım olarak belirtildiği, dosya içerisinde bulunan nüfus kayıtlarında ise ... ...'nün baba adının ..., ana adının ise ... olarak, ...'in ise baba adının ... anne adının ise ... olarak gösterildiği, ... hanımın ve ... ...'nün baba adının resmi kayıtlarda "...", "... ..." ve "..." olarak geçtiği görülmüş ise de hiçbir resmi belgede "... ..." olarak bahsedilmediği, dolayısıyla muris ... ... ...'in mirasçısı olarak ana baba bir kardeşi ...'in oğlu ... ...'in oğlu ... olarak görüldüğü, ... ... ...'in, muris amcası ve ...'in de murisin halası olduğunun nüfus kayıtları ve dosya içerisindeki kayıtlarla sabit olduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/400 Esas 2018/937 Karar sayılı mirasçılık belgesinin doğru olduğu ve muris ... ... ...'in tek mirasçısının ... T.C kimlik numaralı ... olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya içerisindeki tüm kayıt ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/400 Esas 2018/937 Karar sayılı mirasçılık belgesinin doğru olduğu ve muris ... ... ...'in tek mirasçısının ... T.C kimlik numaralı ... olduğu anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak,
2. Mirasçılık belgesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, delillere dayanmadığını, iptal edilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.