Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4443 K.2025/2553

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4443 📋 K. 2025/2553 📅 12.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/4443 E.  ,  2025/2553 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1396 E., 2024/1122 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/126 E., 2024/112 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkillerinin dayısı olduğunu, müteveffanın tüm gayrimenkullerini alıp satma yetkisi içeren vekaletnameyi davalının oğlu ...'a verdiğini, bu vekaletname ile ... Köyündeki 316 parsel sayılı taşınmazı 02.12.2009 tarihinde murisin sağlığında sattığını, sonrasında davalının müvekkillerinden mal kaçırmak arzusu ile müteveffaya usulsüz olarak vasiyetname düzenlettiğini, vasiyetname ile müvekkillerinin saklı paylarının ihlal edildiğini, açtıkları dava sonucunda vasiyetnamenin iptaline karar verildiğini, şimdi ise murisin sağlığında satıp bedelini davalıya verdiği taşınmazdaki paylarının değerini talep ettiklerini, davalının bazı mirasçılara 3.600,00 TL ödeme yaptığını, ancak her mirasçıya ödeme yapmış gibi belge düzenlediğini, tüm bu nedenlerle dava konusu 316 parsel sayılı taşınmaz satışından elde edilen paranın, 02.12.2009 tarihindeki satış değerinin tespiti ile müvekkillerinin miras payına düşen miktardan şimdilik 10.000,00 TL toplamda 50.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş,
2. 23.01.2019 tarihli beyan dilekçesinde ise; dava dilekçesindeki taleplerinin tenkis talebi olarak değerlendirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; murisin dava konusu 316 parsel saylı taşınmazın satışından elde ettiği parayı davacılara iletmek üzere davalı ...'ye verdiğini, paranın davalı tarafından davacılara verildiğini, davalıların dava konusu taşınmazın satışını bildiklerini ve satış bedelinden para aldıklarını kabul ettiklerini, bu durumda vasiyetin açılması tarihinden itibaren zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin dolduğunu, davanın süresinde açılmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/438 Esas sayılı vasiyetnamenin iptali dosyası incelendiğinde, bu dosya davalısının sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, ... Köyü 316 parseli sattığı, buradan gelen parayı imza karşılığı davacılara dağıttığı ve buna ilişkin belgeyi dosyaya ibraz ettiğini beyan ettiği, ödeme makbuzunun dilekçe ekinde olduğu, bu durumda davacıların dava konusu satışa ilişkin hususu o tarihte öğrenmiş sayıldıklarını, davacıların saklı paylarına tecavüz edilmesi sebebiyle, yapılan satış işleminin tenkise tabi işlem olduğu iddiası ile dava açtıkları göz önüne alındığında, TMK 571. maddesi kapsamında tenkis davası açma hakkının mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süreye bağlandığı, bu durumda davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Bu davayı açmak için öncelikle vasiyetnamenin iptali davasının sonuçlanması gerektiğini, vasiyetnamenin iptali kararının 15.01.2018 tarihinde kesinleştiğini, öğrenmenin o tarih itibariyle gerçekleştiğini, cevap dilekçesi ile öğrenildiği hususunu kabul etmediklerini,
2. Vasiyetnamenin iptali kararı kesinleştikten sonra yasal 1 yıllık süre içinde 19.07.2018 tarihinde dava açtıklarını beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; tenkis istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.