Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4119 K.2025/2564
7. Hukuk Dairesi 2024/4119 E. , 2025/2564 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/483 E., 2024/845 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2022/263 E., 2023/535 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 26.06.2015 tarihinde Ön Ödemeli Konut Satış Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca davacının 350.000 Amerikan Dolarını konut bedeli olarak davalıya ödediğini, davalının Trabzon ilinde inşa ettiği ... Park Sitesi B Blok 8, 11, 12, 16 ve 20 numaralı dairelerin devir ve teslimini gerçekleştirmediğini, davalının aynı sözleşmeye göre Mayıs 2016 tarihinden itibaren devir tarihine kadar davacıya ödemesi gereken aylık 300 Dolar olmak üzere 6 daire için toplam aylık 1.800 Amerikan Doları cezai şartı ödemediğini, davacının konut bedelinin tamamını ödemiş olduğu hâlde davalının tapu devrini yapmamakta ısrar ettiğini, davalının davacıya satmış olduğu konutlar üzerine bankalardan kullanmış olduğu krediler nedeniyle ipotek koydurmuş olduğu bilgisine ulaşıldığını ileri sürerek, davacının satın almış olduğu konutların tapularının iptalini takyidattan ari olarak davacı adına tesciline, aylık 1.800 Amerikan Doları cezai şartın ve hesaplanacak faizinin davacıya ödenmesine, takyidatlardan ari tapu devri yapılamadığı takdirde davacının davalıya ödemiş olduğu 350.000 Amerikan Doları konut satış bedelinin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın sunduğu harici satış sözleşmesinin, davalı Şirket adına atılan imzanın Şirketin yetkililerince imzalanmadığını, ihbar olunan tarafından imzalandığını, davalı ile ihbar olunan arasında, davaya konu taşınmaza ilişkin bir adi ortaklık ilişkisi kurulduğunu, bu ortaklığın tasfiye sürecine girdiğini ve Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/266 Esas sayılı dosyası üzerinden ortaklığın tasfiyesi işlemlerine başlandığını, davacının kendisi ile sözleşme imzalayan kişinin yetkili olup olmadığı hususunda gerekli özeni göstermediğini, daha sonrasında da davalı Şirkete yetkisiz temsille yapılan işlemi onaylayıp onaylamadığını sormadığını, davalının, davacının elindeki sözleşmeden habersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...temsilcinin yaptığı sözleşmeyle uyumlu olarak taşınmazların davalıya devredildiği,teslim olgusunun davalı tarafça ispat edilemediği ve davacının tapu iptal ve tescil ile 30/05/2017 ile dava tarihi olan 15/05/2018 tarihleri arasına ilişkin 20.700 USD cezai şart alacağına ilişkin davasının haklı olduğu..." gerekçesiyle davanın tapu iptali ve tescil istemi yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, cezai şart yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dosyada mevcut 20.06.2015 tarihli iki adet gayrimenkul satış sözleşmesinin, davalı ... Petrol Ürünleri İnş. Taah. Hfr. Nak. Mad. ve Müh. Müş. Hiz. Tic. Ltd. Şti. ile davacı arasında akdedildiği, sözleşmelerin konusunun Trabzon ili, ... Park Sitesi B Blok 8, 11, 12, 16, 20 ve Sultanpark Sitesi 7 numaralı bağımsız bölümlere ilişkin olduğu, dairenin bedellerinin toplam 350.000 Amerikan Doları olarak kararlaştırıldığı, davalı şirketin kaşesi kullanılmak suretiyle sözleşmenin imzalandığı, ihbar olunan tarafın şirketi temsile yetkili olduğunun açık olduğu, aralarındaki ilişkinin adi ortaklık olduğu ve parayı da onun aldığı, şirketin yapılan ödemeden haberdar olmadığı yönündeki iddianın, 3. kişi durumunda olan ve kötü niyetli olduğu kanıtlanmayan davacı tarafa ileri sürülemeyeceği, bu durumun davalı şirket ile ihbar olunması istenen ... arasındaki iç ilişkide halledilmesi gerektiği, yine dava değeri tapu iptali ve tescil talep edilen taşınmazların değeri ile geç teslim nedeniyle aylık belirlenen tazminat toplamı olup, davacı lehine bu bedel üzerinden vekalet ücreti hesaplanmış olduğu, zira davanın konusuz kalması halinde dahi, davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılamanın sonuna doğru esas talebi konusuz bırakan davalı aleyhine vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesi gerektiği, verilen kararda bu anlamda da usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, harç konusunda ise, zaten davanın konusuz kalan kısmı açısından değere ekleme yapılmadığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; tüketici mahkemesinin görevli olmadığını, dava konusu sözleşmenin fotokopi bir belge olduğunu ve her zaman düzenlenebilir bir belge olduğunu, sözleşmenin aslının olmadığını, sözleşmede peşinatın yatırılacağı banka kayıtlarının olmadığını, paranın izinin olmadığını, ihbar olunanın adi ortaklığın tasfiyesi sürecinde avantaj elde etmeye çalıştığını, sözleşmenin adi ortaklığın tasfiyesi sırasında düzenlenmiş olabileceğini, adi ortaklığın tasfiyesi davasında dava konusu taşınmazların devrinin ihtilaflı olmasının bu hususu açıkça ortaya koyduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yükleniciden harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil, cezai şart olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.