Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4511 K.2025/2549

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4511 📋 K. 2025/2549 📅 12.05.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/4511 E.  ,  2025/2549 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/683 E., 2024/1857 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/760 E., 2023/454 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu olan ve İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 3238 ada, 13 ve 14 parsel sayılı taşınmazlarda müvekkilinin 1/3 oranında paydaş olduğunu, davalıların dava dışı paydaşlara ait payları 04.07.2022 tarihinde 4.100.000,00'er TL olmak üzere toplam 8.200.000,00 TL bedelle satın aldıklarını, ancak satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, müvekkilinin ön alım hakkını kullanmak istediğini beyanla, dava konusu payların gerçek satış bedelinin belirlenerek depo ettirilmesi suretiyle, davalılarca satın alınan paylara ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiş, duruşmalardaki beyanlarında davanın kötü niyetle açıldığını, reddini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 3238 ada 13 ve 14 parselde 1/3 hissenin malikleri tarafından davalı ...'ya, 1/3 hissenin ise davalı ...'ya satıldığı, davacının da pay maliki olduğu, davacıya Yasanın aradığı anlamda herhangi bir yazılı bildirim yapılmadığı, davanın süresinde açıldığı, satış bedeli ve masrafların depo edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince verilen 11.01.2024 tarihli ek kararda, davalı ... tarafından nispi istinaf harcının yatırılmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının bedelde muvazaa iddiasına dayandığını ancak bu hususu ispatlayamadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,
b. Taşınmazlardaki hisselerini satan dava dışı ... ve ... tarafından davacıya 22.06.2022 tarihinde tebliğ edilen ihtarnameler ile satış yapılacağı hususunun tebliğ edildiğini, dolayısıyla davanın 3 aylık yasal ön alım süresi sona erdikten sonra açıldığını, bu ihtarnamelerin varlığından istinaf aşamasında haberdar olduklarını,
c. Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf taleplerini incelemeden hüküm kurduğunu beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Davalı ... yönünden yapılan temyiz incelemesinde; bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361. maddesi uyarınca; kural olarak istinaf yoluna başvurmayan taraf temyiz yoluna başvuramaz. Ancak hukuki yararının bulunması hâlinde temyiz yoluna başvurabilir. Bir başka deyişle, diğer tarafın istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından aleyhine hüküm kurulması hâlinde temyiz yoluna başvurabilecektir.
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Mahkemece nispi harcın tamamlatılması yönünde çıkarılan muhtıra usulüne uygun tebliğ edildiği hâlde, davalı tarafından süresinde istinaf nispi harcının tamamlanmadığı, Mahkemece verilen ek kararla ... yönünden istinaf başvuru talebinin reddine karar verildiği ve Bölge Adliye Mahkemesince bu davalı yönünden istinaf incelemesi yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı hâlde, başvurunun esastan reddine ilişkin karara karşı temyiz isteminde bulunmasında hukuki yarar olmadığından bu davalı yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2. Davalı ... yönünden yapılan temyiz incelemesinde ise;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2. Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'ya yükletilmesine, dilekçesi reddedilen davalı ...'dan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.