Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4158 K.2025/2539
7. Hukuk Dairesi 2024/4158 E. , 2025/2539 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1869 E., 2022/3243 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/220 E., 2020/50 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 956 ada 12 parsel sayılı taşınmazda yer alan 4. normal kat 11 numaralı bağımsız bölümün son maliki olduğunu, taşınmazın ilk maliki ... ...'un taşınmazın maliki iken eşi ...'un kullandığı ve kullanacağı her türlü kredi borçlarına karşılık davalı ... A.Ş. lehine 28.10.2009 tarih ve ... yevmiye numaralı 300.000,00 TL bedelli 1. dereceden ipotek tesis ettiğini, ilk malik ... ...'un daha sonra taşınmazı ipotekli olarak 19.08.2011 tarihinde dava dışı ...'a satış işlemi ile devrettiğini, ...'ın taşınmazı satın aldıktan sonra kendisinin çektiği kredi borcu ile ...'un kullandığı kredi nedeniyle kalan toplam 76.258,36 TL ipotek borcunu 10.000,00 TL'si peşin, kalanı aylık 11.043,06 TL olmak üzere 6 taksitte ödediğini, 11.05.2015 tarihinde dava konusu borcun kapandığını, bu hususun banka kayıtları ile de sabit olduğunu, daha sonra dava konusu bağımsız bölümün dava dışı ... adlı bir kişiye satıldığını, müvekkilin de taşınmazı bu kişiden satın aldığını, müvekkili tarafından borcu kapatılmış olan ipoteklerin kaldırılması için yaptığı başvurunun davalı banka tarafından ...'un ipotek dışında eşi ... ...'un mirasçısı sıfatıyla bankaya başka borçlarının da olduğu gerekçesiyle kabul edilmediğini ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölüm üzerine davalı Banka lehine konulan 28.10.2009 tarihli ve 13427 yevmiye numaralı 300.000,00 TL bedelli ipotek ile 19.08.2011 tarihli ve 14148 yevmiye numaralı 400.000,00 TL bedelli ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde özetle, 18.10.2009 tarihli ve ... yevmiye numaralı resmi senedin tetkikinden anlaşılacağı üzere, dava konusu ilk ipoteğin müvekkili banka ile ... arasında yapılmış ve yapılacak sözleşme taahhütleri gereği, kullanılmış ve kullanılacak olan her türlü borca karşılık olarak 300.000,00 TL teminat üzerinden taahhüt edildiğini, ...'un ölen eşi ... ...'a ... Şubesi tarafından kullandırılan 03.09.2010 tarihli kredi sözleşmesinde kefaleten imzasının bulunduğu gibi ... ...'un mirasçısı sıfatıyla da halen takip hesaplarında yer alan borçtan dolayı bankaya karşı sorumluluğunun bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2020 tarihli ve 2017/220 Esas, 2020/50 Karar sayılı kararı ile "..taşınmazın ilk maliki ... ... ile davalı banka arasında kurulmuş olan 03.09.2010 tarihli kredi sözleşmesinde davacının maliki olduğu ve davalı banka lehine 1. dereceden ipotek tesis edilmiş bulunan taşınmaza yer verilmediği, dava konusu 2. derecedeki ipoteğin kaldırılması yönünden davalının bir itirazının bulunmadığı, bankaca 2. derece ipoteğin kaldırılması için yazı yazıldığı ancak işlemin tapu malikleri tarafından yerine getirilmediğinin anlaşıldığı..." gerekçesiyle "...davanın kabulü ile dava konusu bağımsız bölümün üzerine konulmuş bulunan 1. ve 2. derece ipoteklerin kaldırılmasına..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2022 tarihli ve 2020/1869 Esas, 2022/3243 Karar sayılı kararı ile "...istinaf başvurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Banka vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı Banka vekili temyiz dilekçesinde cevap dilekçesinde dayandığı nedenleri tekrar ederek;
1. İpoteğe konu borç ve sözleşmede yer alan düzenlemeler nedeniyle dava dışı ...'un bankaya olan sorumluluğunun devam ettiğini,
2. Taraflar arasında yalnızca kredi sözleşmesi bulunmadığını, aynı zamanda ipoteğin tapu müdürlüğü nezdinde düzenlenen resmi senet olduğunu,
3. Davacının taşınmazı babası olan ...'dan ipoteğin varlığını ve tüm hukuki sonuçlarını bilerek satın aldığını ve huzurdaki dava açtığını,
4. Bu işlemin davacının iyi niyetten uzak saiklerle hareket ettiğinin göstergesi olduğunu belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
1. İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) bulunması ve rehin sözleşmesinin Türk Medeni Kanunu'nun 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir.
Alacak sona erdiği halde alacaklı, terkin taahhüdünü iradesiyle yerine getirmezse, taşınmaz maliki ipoteğin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile isteyebilir.
2. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamaktadır.
Anılan Kanun'un 3. maddesinin (k) bendindeki tanıma göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (l) bendindeki tanıma göre de tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 73. maddesinin (1) bendi gereğince de bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir.
Davacı, bireysel kredi sözleşmelerine dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunduğundan o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması yasadan kaynaklanan bir zorunluluktur. Mahkemece kamu düzeninden olan görev hususu re’sen gözetilerek yukarıda yazılı olduğu şekilde işlem yapılması gerekirken çekişmenin esasının incelenip hükme bağlanması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
3. Kabule göre de; UYAP sisteminde yer alan TAKBİS kayıtlarında yapılan sorgulama sonucu dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 956 ada 12 parsel sayılı taşınmazda bulunan 4. normal kat, 11 numaralı bağımsız bölümün davacı tarafından 19.01.2023 tarihli ve 1836 yevmiye sayılı satış işlemi ile dava dışı ...'a satış işlemi ile devredildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125/2. maddesinde; davanın açılmasından sonra, dava konusunun davacı tarafından devredilmesi halinde, devralmış olan kişinin görülmekte olan davada davacının yerine geçeceği ve davanın kaldığı yerden itibaren devam edeceği, hüküm altına alınmıştır. İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 125/2. maddesine göre işlem yapılarak, davanın kayıt malikine ihbarı ile davayı takip edip etmediğinin sorulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, belirtilen işlemler yapılmadan el atmanın önlenmesi istemi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (IV.B.1-3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.