Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1739 K.2025/2484
7. Hukuk Dairesi 2025/1739 E. , 2025/2484 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3819 E., 2025/345 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/10 E., 2024/241 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/706 Esas ve 2023/1298 Karar sayılı kararı ile; murisleri ...'nın mirasçısı olarak, yeğeni olan davacıların belirlendiğini, bu kararda murisin evlatlık ilişkisinin kaldırıldığının da tespit edildiğini, buna rağmen Milas Sulh Hukuk Mahkemesinin 25/09/2023 tarihli ve 2023/2020 Esas, 2023/2054 Karar sayılı kararı ile gerçeğe aykırı şekilde murisin tek mirasçısının evlat edindiği davalı olduğuna dair mirasçılık belgesi düzenlendiğini ileri sürerek; Milas Sulh Hukuk Mahkemesinin mirasçılık belgesinin iptali ile davacıların mirasçı olduğunu gösterir yeni bir mirasçılık belgesi düzenlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; 1998 yılında murisin kendisini evlat edindiğini, kanun değişikliğinden sonra evlatlığın kaldırılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın kabulüne karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
Davacılar vekili ve davalı vekili tarafından hükmün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın kabulünde ve davalının mirasçı olarak gösterildiği mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı; ancak davacı ...’ın mirasçı olduğu hâlde kararda gösterilmemesi ve kendisini vekille temsil ettiren davacılar yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hasımlı açılan ve kesin hüküm oluşturacak mahiyetteki davanın yanlış nitelendirilmesi sonucu vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden görülmek üzere Mahkemesine gönderilmesine kesin olarak, davalının istinaf kanun yolu başvurusunun ise esastan reddine temyiz yolu açık olmak üzere karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; murisin davalıyı 27.05.1998 tarihinde evlat edindiğini, evlatlık ilişkisinin geçerli olduğunu, hatta vasiyetnamenin açılıp okunmasına ilişkin dava dosyasında tek mirasçı olarak davalının duruşmaya çağrıldığını, hükmün bozulması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1- (a) bendinin 6 numaralı alt bendi uyarınca ilk derece mahkemesince, davanın esasıyla ilgili olarak gösterilen delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması hâlinde bölge adliye mahkemesi, esasa ilişkin inceleme yapmadan kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verebilmektedir.
Kanun bu kapsamda verilen kararların kesin olduğunu belirtmiş, sonrasında 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun’un 39. maddesi ile eklenen 6100 sayılı Kanun'un 362/1-g bendiyle de 353/1-a hükmü uyarınca verilen kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulamayacağını düzenlemek suretiyle bu husustaki tereddütlerin önüne geçmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 353/1-a-6 maddesi çerçevesinde kurulan hükme karşı temyiz kanun yoluna başvurulamayacağı, kararın kesin nitelikte olması nedeniyle içeriğinin de denetlenemeyeceği hususu Hukuk Genel Kurulunun yerleşik kararları ile de kabul edilmiştir (23.11.2021 tarihli, 2018/2-946 Esas, 2021/1491 Karar; 16.03.2022 tarihli, 2019/3-453 Esas, 2022/1491 Karar; 01.11.2023 tarihli, 2022/1-750 Esas, 2023/1043 Karar sayılı kararlar). Bilhassa 362. maddeye yapılan ekleme sonrasında bu konuyla ilgili tereddütler de giderilmiştir.
Somut olayda ise; istinaf incelemesi sonunda tek başına temyiz yolu kapalı bir karar verilmemiş, bir yandan davanın bir tarafı için kesin nitelik arz eden bir karar verilirken diğer taraftan mahiyeti itibarıyla temyizi kabil bir hüküm tesis edilmiştir. Böyle bir durumda emsal içtihatlarda belirtildiği şekliyle klasik anlamda bir gönderme kararından bahsedilemeyecektir.
Bölge Adliye Mahkemesi taraflar arasındaki anlaşmazlık ile ilgili bir yandan davalı taraf yönünden Mahkemenin yaptığı yargılamayı ve değerlendirmeyi istinaf itirazlarının incelenmesine elverişli ve yeterli olduğu değerlendirmesinde bularak işin esasını incelemiş, bir yandan da aynı anlaşmazlıkla ilgili istinaf itirazlarını kabul ederek varlığı işin esasının incelenmesine engel bir eksikliğin bulunması koşuluna bağlı mahiyet taşıyan gönderme kararı tesis ederek kendi içerisinde çelişen, istinaf sistematiği içerisinde yer almayan ve amacına aykırı düşen bir hüküm tesis etmiştir.
İstinaf itirazları esastan reddedilen davalı vekili ise; bu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Yukarıda belirtildiği üzere hükmü usule ve hukuka uygun olmayacak şekilde bölerek tesis edilmiş bir kararın 6100 sayılı Kanun'un 353/1-a-6 hükmü kapsamında kaldığından bahsedilemeyeceğinden istinaf itirazları esastan reddedilen tarafın bu kararı temyiz etme hakkı bulunduğuna şüphe yoktur.
Ancak Bölge Adliye Mahkemesince çelişki ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından şimdilik sair temyiz itirazları incelenmeksizin istinaf sistematiğine uygun şekilde karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.